16 Aralık 2009 Çarşamba

Samsunspor Çelidze ile Yollarını Ayırdı!..

Samsunspor, sezon başında büyük umutlarla Gürcistan'dan transfer ettiği Gürcü Giorgi Çelidze ile yollarını ayırdı. Gider ayak Haber Gazetesi Muhabiri İlker Aktaş'ın sorularını yanıtlayan Çelidze, geldiğim için pişman değilim ama bir daha Samsunspor'da forma giyme şansım olsa dahi bunu kabul etmem dedi. Samsunspor'da önemli dostluklar kurduğunu, herkese karşı açık sözlü olduğunu ama bazı insanların kendisine dürüst davranmadığını söyleyen Çelidze, ülkesinden gelen teklifleri değerlendirecek artık.
İlker Aktaş'ın röportajından bir alıntı;

Samsun’dan ayrılırken son olarak söylemek istediğin şeyler nelerdir?
Buraya hem kendi açımdan, hem de beni buraya getirenler açısından büyük umutlarla geldim. Ama ne olduysa bir türlü işler yolunda gitmedi. Mahcup ettiğim insanlardan özür diliyorum. Umarım ilerleyen haftalarda Samsunspor çok daha iyi yerlere gelir ve taraftarlarımız güzel günlere kavuşur. Dualarım Samsunspor’un başarısı için olacak. Giorgi’nin Samsun’dan ayrılışı sırasında bir tek Haber gazetesi muhabiri İlker Aktaş oradaydı.


Bu arada Bank Asya 1. Lig'de olanları en doğru ve birinci elden takip etme adına ligdeki her takımın yerel haber siteleri ve taraftar forumlarından oluşan geniş bir ağ kurdum kendime. Takımları takip ederken habercilik anlayışı ve yayıncılığına hayran kaldığım yegane site Samsun merkezli yayın yapan Haber Gazetesi. Çelidze Samsun'dan ayrılırken gider ayak futbolcunun görüşlerini almayı ve yolcu etmeyi düşünen gazete muhabiri İlker Aktaş, aynı zamanda futbolcuya elveda diyen tek kişiydi...

Bank Asya 1. Lig'de 16. Haftanın En'leri!..


Haftanın Takımı; Kocaelispor
Bazı skor yazarı otoritelere göre lideri mağlup ettiği için Giresunspor haftanın takımı olabilir ama Giresunspor'un Eriş ile çıkışını bilenler için bu galibiyet asla sürpriz değildi. Haftanın en etkili performansı Kocaelispor'dan geldi. Para almadan ve muhtemelen okulundan çıkıp idmanlara gelen gencecik, prırıl pırıl futbolcularıyla 16 hafta mücadele ederek, kümede kalma potasından sadece 3 puan uzakta olmak gerçekten etkileyici, tabii görmek isteyene. Seyircisiz oynadıkları maçta Mersin İdman Yurdu'nu 1-0 ile geçen Kocaelispor'da, golü kaydeden isim Onur Alkan sadece 19 yaşında.

Haftanın Futbolcusu; Yunus Altun

Bank Asya 1. Lig'de 16. haftadaki tek hattrickin sahibi Yunus Altun. Geçtiğimiz sezonu başka bir İzmir takımı Karşıyaka'da geçiren Altun, pek de parlak bir performans gösterememişti orada. Bucaspor'a abilik yapsın diye getirilen emektar gol ustası, Rizespor ağlarına 3 gol göndererek haftanın en etkileyici performansını gösteren futbolcu oldu.

Haftanın Teknik Direktörü; Levent Eriş
Hakkında birçok iddia olsa da kendisi futbol dehasın, usta bir taktisyen olduğunu ve elindeki futbolculardan maksimum verim almayı bilen bir hoca olduğu aşikar. Giresunspor'un başında geldiği tarihten beri takımını sürekli yukarıka taşıyan, Türkiye Kupası'nda gruplara kalarak takımına önemli bir heyecan yaratan Eriş, lider Konyaspor'u 3-2 yenerek unvanını elinden aldı. Bu maçın ikinci yarısında oyuna yaptığı müdahale ile galibiyeti getiren kurt hoca, Hüsnü Özkara'yı mat etti.

Haftanın Olayı; Trabzonlu kalecinin takımının 6-1 mağlup olması...

Rize ve Trabzon şehirlerinin birbirlerine karşı pek de dosthane duygular beslemediğini az çok biliriz. Bu dosthane tutum(!) Rizespor'un Trabzonlu kalecisinin 6 gol yediği ve maçın 6-1, yani Trabzon'un plakası ile bitmesi sonucunda Rizesporlularun tepkilerine "Trabzonlu kalecin olursa olacağı bu..." şeklinde tezahür etti. Geçen hafta yeni teknik direktörleri Mehmet Şansal'ın 2. Lig hocası olmasına ithafen yönetime, "Google'de bile bulamadık siz nerden buldunuz bu hocayı..." diyerek de esprili bir eleştiri getiren Rizespor taraftarları lige renk katmaya devam ediyor.

15 Aralık 2009 Salı

"Trabzonlu kalecin olursa olacağı bu; Bucaspor:6 - Rizespor: 1 (61)"


Bank Asya 1. Lig'de haftanın en gollü maçı Buca'da oynandı. Bucaspor'un 6 gol attığı maçta Yunus Altun hat-trick yaparak yıldızlaştı. Bucaspor evinde iyi sonuçlar alan bir takım olmasına rağmen Rize gibi bir takım karşısında bu kadar gol bulması, tamamen Rizespor'un saha içi ve saha dışı sorunları ile ilgili. Tecrübeli yıldız Yunus Altun'un şov yaptığı maçta kaptan Yılmaz Özlem de ağları havalandıran isimlerden biriydi. Maçın sonucuna en ilginç ve esprili yaklaşım ise Rizespor taraftarlarından geldi. Kalecileri Yavuz Eraydın'ın Trabzonlu oluşu ve maçın sonucunun Trabzon'un plaka numarası 61 ile bitmesine ithafen, " Trabzonlu kalecin olursa olacağı bu..." diye forumlarına manşet atan Rizesporlular maçın faturasını kalecilerine kesti.

Bu arada Rizespor 6 golü en son, Süper Lig'de mücadele ederken Trabzonspor'dan yemişti. Bu arada Başbakan hafta sonu Rize'ye gelecekmiş, Rize basınında, Başbakan'ın Rizespor'daki kötü gidişin hesabını soracağı düşüncesi var.

14 Aralık 2009 Pazartesi

"Kaya" Gibiydin!..

Demirspor'a geldiğin günden beri yediği hatalı goller ile taraftarın pek fazla güven duymadığı Kaya belki de Tarsus maçında sezonun en iyi performansını gösterdi. Skor 1-0 iken sağ taraftan gelen ortada Tarsuslu futbolcu topu futbol tabiriyle ölü noktaya attı, harika bir refles gösteren Kaya mutlak golü engelldi ve takımnın direncini düşürmedi.

Yediği 2 golde de hatası olmayan Kaya yine de tribünlere yaranamadı. Gerçi kalecilerin kaderi budur, ne kadar kurtarırsanız kurtarın, takımınız gol yiyip 3 puanan olduysa sorumluluk size kalır. Demirspor'un Tarsus'ta 1 puan almasını sağlayan oyunculardan birisi kesinlikle Kaya'dır...

Özür




" Bu yıl Demirspor'umuz yükselme grubuna çıkamazsa en büyük sorumlusu "ŞİMŞEKLER GRUBU" dur. Bütün Demirsporlulardan özür diliyoruz. Bu özür, özrümüz kabul olsun diye edilmemiştir. Canımızdan çok sevdiğimiz Demirspor'umuza hiç istemeden ve kontrolümüz dışında zarar verdiğimiz içindir. Saygılarımızla... "

Adanademirspor.com'un giriş sayfasına asılan duyuruyu noktasına virgülüne dokunmadan aktardım. Özür diliyor bu tribün. Takım öndeyken sahaya giren ve maçı soğuttuğu için eleştiren taraftarlar adına. Kaybolan yükselme grubu umutları için "sorumluluk bizdedir" diyor. Özrümüz kabul olsun diye özür dilemiyoruz, biliyoruz ki Demirspor'a zarar verdik diyor.

Türkiye'nin potansiyel bakımından sayılı takımlarından biri olmasına rağmen, yönetilememek belası yüzünden yıllardır Bank Asya'ya bile çıkamayan Adana Demirspor'da yaşanıyor bu gelişme. Adana kentinin diğer sorunlarını bir kenara bırakırsak, Adana futbolu adına da yıllardır tek bir adım atamamış şehrin mülki amirleri değil, (Bekir Çınar yönetimini tenzih ederek) kulübün "atamayla gelen" yöneticileri değil, ıslanmamış formalarla maç tamamlayan futbolcular da değil... Şimşekler Grubu özür diliyor. Umutları, mücadeleleri, emekleri ardı arkası kesilmez bir şekilde sömürülen fakat asla yılmayan Muharrem Gülergin Tribünü yani... Takımdaki tüm değerler merdivenden yuvarlanır gibi paldır küldür düşmekte ve hatta yok olmaktayken, takımın düşüşüne inat yükselen tek değer kendini sorumlu ilan ediyor. "70. yılına girecek olan bir kulübün ağırlığı nasıl taşınırmış, bakın görün" dercesine...

Evet, tribünler tüm şehirden özür diliyor. Yılların düş kırıklıkları herkesin yüreğinde bir korken henüz. Giresun ve Güngören finallerinin hüznü hafızalarda dün gibiyken. Üstelik Adana Demirspor'un ipini siyasi emelleri uğruna hiç duraksamadan çekenler kirli ellerini yıkamamışken... Bu kulübün temiz kalabilmiş tek unsuru, temiz kalabilmenin onur sahibi olmaktan geçtiğini ispatlıyor.

Şaibelerin gölgesindeki günler geçip giderken ve koskoca bir şehir bu kulüp adına kılını kıpırdatmamışken. Destek olun dendiğinde, bu şehrin emeğiyle kasalarını dolduranlar, cep telefonlarının şarjlarını o gün için doldurmayı unutmuşlarken. Ve bu tribündekiler dışında hiç kimse olup bitenden utanç dahi duymuyorken. Bugün gelinen noktada görüyoruz ki; o taşın altına her zaman olduğu gibi Şimşekler Grubu elini sokuyor. Bitmek bilmeyen deplasman yollarının dönüşünde, göz yaşlarını atkılarına silen, ama bu renklere olan inancını bir an olsun yitirmeyen adamlar, Adana halkından özür diliyor. Bu mücadelede, hiçbir çıkar peşinde olmaksızın yürüyen tek kitle "hiç istemeden, kontrolümüzün dışında zarar verdik, affedin." diyor.

Demirsporlu olmak, sadece Demirsporlu olmak değildir.
"Demirspor için" olmaktır.
Demirspor'u sevmek, sadece Demirspor'u sevmek değildir.
"Demirspor için" sevmektir.

Umutlar yok oluyormuş gibi göründüğünde şöyle bir dönüp tribünlere bakmak yeterli. Onca badirelere rağmen Adana halkı müsterih olsun ki, Demirspor ruhu hala tribünlerde yaşıyor. 3 maçın, 5 maçın hesabıyla değil, gelecek yılların hala birşeyler getirebileceğine olan inançla; "Dayan ulan Adana Demir...!"

12 Aralık 2009 Cumartesi

Bank Asya 1. Lig'de Teknik Direktör Sirkülasyonu!..


Geçtiğimiz sezon 43 farklı teknik direktör gören Bank Asya 1. Lig'de, bu sezon da fazla bir şey değişmeyecek gibi. Zira bu sezon, 14 .hafta sonunda ligimizde görevinden olan teknik adam sayısı 9'a ulaşmış durumda. Teknik direktör değiştirme konusunda, 1. Lig'deki takımların üçte birini oluşturan Karadeniz takımları hayli iddialı. Geçtiğimiz sezon 6 farklı teknik direktör ile çalışarak bu alanda liderliği elinde bulunduran takım, bir Karadeniz ekibi, Giresunspor idi. Karadeniz'in 1. Lig'deki 6 takımından 5'i, geçtiğimiz sezon en az bir defa teknik adam değişikliği yaşarken; bu bölgede sezon sonuna kadar bir teknik adama güvenen tek takım ise Boluspor idi. Karadeniz insanının sabırsızlığınının futbol kulübü yönetim anlayışına tezahürü müdür bu durum, bilinmez ama; istatistiklere baktığımızda "istikrârı" savunan yönetim anlayışının bu ligde başarılı olduğu aşikâr. Zira, geçtiğimiz sezon teknik direktör değişikliğine gitmeyen 4 takımdan 2'si doğrudan Süper Lig'e yükselirken, diğer ikisi ise ilk 6 takım arasına girerek play-off hakkı elde etmişti.

Geçen sezon 6 hoca eskiten Giresunspor, bu sezona da oldukça iddialı başladı(!). Romanya 2. Ligi'nde şampiyonluk yaşayan tek Türk antrenör Yüksel Yeşilova ile lige başlayan Çotanaklar, 3. hafta sonunda sadece 1 puan toplayan Yüksel Yeşilova'ya kapıyı gösterdi. Bu sezon da ligin en erken kan değişikliğine giden takımı unvanını alan Giresunspor, Yeşilova'dan boşalan koltuğa Levent Eriş'i getirdi.

Bank Asya 1. Lig'de ilk defa yer alan ve aldığı etkileyici skorlar ile taraftarlarına peri masalı yaşatan Bucaspor'da ise, teknik direktör değişikliği 6. haftada gerçekleşti. Bucaspor'u 2. Lig'de gol rekoru kırarak şampiyon yapan Kemal Kılıç, 1. Lig'de ilk 6 haftada 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet almıştı. Bucaspor'da Kılıç'ın istifasından boşalan göreve ise Özcan Kızıltan getirildi. 6. hafta sonunda teknik direktörü ile yollarını ayıran bir diğer takım Adanaspor olunca, Adanalı Kemal Kılıç'ın Adanaspor'un başına geçeceği dedikoduları hemen yayılmıştı. Nitekim öyle de oldu, Adanaspor, Ekrem Al'dan boşalan göreve Kemal Kılıç'ı getirdi. Ekrem Al, Adanaspor ile bu sezon ligde çıktığı 6 maçta selefi Kemal Kılıç ile aynı not ortalamasını tutturmuş, 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet almıştı.

Geçtiğimiz sezon 1. Lig'de ilk yabancı gol kralı unvanını alan Bruno'yu elinde tut(a)mayan Orduspor ise sezona tecrübeli teknik adam Osman Özdemir ile başlamıştı. İlk 8 hafta sonunda Orduspor sadece 3 gol atarken, gözler Bruno'yu arıyor, fakat fatura Osman Özdemir'e kesiliyordu. 8 haftada 4 beraberlik ve 4 mağlubiyet alan Özdemir de teknik adam sirkülasyonuna katıldı. Orduspor kan değişimini, kendi yöresinin, kendi kanından olan Trabzonlu Ekrem Al ile çözmeye çalıştı.

Orduspor'un kan değişikliğinin ardından, bir kan değişimi de yine Karadeniz'den, Samsun'dan geldi. Güngören Belediyespor'u Bank Asya 1. Lig'e çıkararak "imkansızı başaran" Turhan Özyazanlar ile sezona başlayan Samsunspor, 9. hafta sonunda kan değişimine giden takım oldu. Özyazanlar, Samsunspor ile çıktığı 9 maçta 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet almıştı. Özyazanlar'ın yerine ise Hüseyin Kalpar göreve başladı Samsun'da.

1. Lig'de 11. hafta ise, 3 teknik direktörün görevinden olduğu hafta olarak notlarımıza geçti. 11. haftanın ardından Boluspor'dan Çoşkun Demirbakan, Karşıyaka'dan Reha Kapsal ve Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'dan Bünyamin Süral görevlerinden ayrılan isimler oldu. Boluspor'da sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan Demirbakan, 11 haftada 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 mağlubiyet aldı. Boluspor'da Demirbakan'dan boşalan göreve Mustafa Uğur getirildi. Gaziantepspor'un pilot takımı Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'da ise, kan değişimi Cemal Gürsel Menteşe ile giderilmeye çalışıldı. Süral döeneminde Antep ekibi 11 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 5 mağlubiyet aldı. Karşıyaka'dan görevinden ayrılan Reha Kapsal'ın gidişi Karşıyaka'da taraftarların büyük tepkisine neden oldu. Kapsal'dan boşalan göreve "vizyonsuz" Ümit Turmuş'un getirilmesi ise taraftarları iyice kızdırdı. Göreve geldikten sonra 3 maçlık galibiyet serisi yakalayan Turmuş, biraz olsun kredi yakalamış durumda taraftarın gözünde. Geçtiğimiz sezon kumdan kaleler yaparak, zor şartlar altındaki Karşıyaka'yı play off finaline taşıyan Kapsal, bu sezon çıktığı 11 lig maçında 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet almıştı.

Bank Asya 1. Lig'de an itibariyle son kan değişikiğine giden takım Rizespor. Sezona Oktay Çevik ile başlayan Atmaca, 4 hafta önce Konyaspor'u mağlup ederek hem zirvenin ortağı olmuş hem de Konyaspor'un namağlup unvanını elinden almıştı. Konyaspor maçının ardından çıkılan 4 maçta 4 mağlubiyet alınması ise, Oktay Çevik'in gönderilmesi için yeterli oldu. Çevik 14 maçta 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 mağlubiyet almıştı. Rizespor'un son hocası Mehmet Şansal, bu hafta ilk maçına Mersin İdman Yurdu karşısında çıkacak.

"Kan değişimini"
bahane ederek durmadan hoca değiştiren, başarıyı sürekli kan akıtarak sağlamayı planlayan 1. Lig takımlarımız umarız pişman olmazlar temennisinde bulunarak, sıradaki gelsin diyelim...

Adanaspor - Ekrem Al, Kemal Kılıç
Altay - Fuat Yaman
Boluspor - Coşkun Demirbakan, Mustafa Uğur
Bucaspor - Kemal Kılıç, Özcan Kızıltan
Çaykur Rizespor - Oktay Çevik, Mehmet Şansal
Dardanelspor - Mustafa Meteertem
Gaziantep Büyükşehir Belediyespor - Bünyamin Süral, Cemal Gürsel Menteşe
Giresunspor - Yüksel Yeşilova, Levent Eriş
Hacettepe - Önder Özen
Karabükspor - Yücel İldiz
Karşıyaka - Reha Kapsal, Ümit Turmuş
Kartalspor - Kadri Özcan
Erciyesspor - Mustafa Altındağ
Kocaelispor - Cihat Arslan
Konyaspor - Hüsnü Özkara
Mersin İdman Yurdu - Serhat Güller
Orduspor - Osman Özdemir, Ekrem Al
Samsunspor - Turhan Özyazanlar, Hüseyin Kalpar

"Yine Çıkamayacaksınız..."

Az önce kuzenimi, teyze oğlunu askere uğurladık. Otogarlar en nefret ettiğim yerlerin başında geliyor, oradaki yeşilliklerin çoğu sevenlerin gözyaşı ile besleniyor zaten, eminim buna. Özellikle arka tarafları o otogarın, kimse görmesin diye gizli gizli ağlayan bir sürü aşığa ev sahipliği yapıyor.

Az önce oğlunu askere yollayan teyzemi, yiğeni gidiyor diye ağlayan diğer teyzelerimi gördüm ya daha da nefret ettim. Birşey daha belirtmek lazım, dünyadaki en samimi gözyaşı sanırım bir ananınki ile sevgilininki galiba... Kuzeni arabaya bindirdik, tabii binmeden önce Adana'da asker yollama ritüellerini gerçekleştirdik. Bu ritüellerden en çok sevdiğim ise Aptalların davul-zurnası eşliğinde çiftetelli oynamak asker ile. Trabzonlu ev arkadaşımı da zorla oynattım. Tek tek herkesle vedalaştıktan sonra bindirdik arabaya, teyzem ise iyice bıraktı kendini. Kuzenim bu arada fanatik Adanaspor tarafatrıdır, 1. Lig'deler diye çok takılır bana. Benimle vedalaşırken kulağıma gülümseyerek "Kuzen bu sene de çıkamayacaksınız..." dedi. Güldüm ben de, sen sağ salim gel de biz çıkamayalım kuzen dedim!

Hüzün ve gururun bu kadar yoğun yaşandığı başka bir olay yoktur sanırım dünyada. Bir ana, oğlundan kopmanın üzüntüsüyle ağlarken, asker oluşundan dolayı da aynı oranda gurur duyuyor... Bu bizi biz yapan en büyük değerlerden biri galiba. Önümde asker yollayan analardan birisi de oğlu ile kürtçe konuşuyordu bu arada, Türk anası da kürt anası da aynı tasa ile gözyaşı döküyordu. Tasaları ise kendi halkına "özgürlük" vaat eden ama yabancı istihbaratların, kaynakların oyuncağı olmuş bir grup o...ç...'ğu!..

Bu arada blogger dostlarımızdan Di Massimo Talento Blog'dan Sencer, yarın sabah uçağı ile Adana'ya gelecek, karşılayacağım dostumu. Bir sıkıntı olmazsa teslim olacağı yere, İskenderun'a kadar eşlik edeceğim. Bugün akşam asker traşı olacaktı, yarın çekerim fotoğrafını, izinler başlayınca da gider sık sık resim çeker buradan yayınlarız askerimizin fotoğraflarını. Sencer'in ailesine de buradan Allah kavuştursun diyelim.

10 Aralık 2009 Perşembe

Goal.com'daki İlk Röportaj; Levent Kartop / Altay

Levent Kartop, Türkiye Süper Lig'inde yıllarca Denizlispor forması ile izlediğimiz emektar bir futbolcu. 2 sezon önce 2. Lig'den bir takıma, Demirspor'a transfer olduğunda "yaşlandı artık, futbolunun son dönemlerinde...vb" eleştiriler alsa da Demirspor'dan sonra Azerbaycan 1. Lig'ine oradan da tekrar Süper Lig'e dönmeyi başarabildi Kartop. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında Kocaelispor'u ligde tutmak için amatörce bir ruhla ellerinden geleni yapan saygıdeğer futbolcu topluluğu arasında yer alan Kartop, Kocaelispor'u ligde tutamamalarının üzüntüsünü hala yaşıyor. Levent Kartop adına Kocaelispor günlerinden geriye kalan en güzel anı ise Taner Gülleri'nin 4 gol attığı ve yakın arkadaşı Servet'in takımını mağlup ettiği maç. Bu sezon Bank Asya 1. Lig'inin iddialı ekiplerinden Altay ile anlaşan tecrübeli futbolcu 1. Lig, futbol kariyeri ve milli takım hakkında açıklamalar yaptı.

Süper Lig'de yıllarca forma giymiş birisi olarak Bank Asya 1. Lig'deki futbolun kalitesi hakkında ne söylemek istersiniz?

Şimdi burada 3-4 takımı çıkarın geri kalan tüm takımlar şampiyonluk için oynuyor. Bu da mücadele ve rekabeti oldukça arttıran bir unsur. Bank Asya 1. Lig takımları son yıllarda eskiye oranla daha dirençli ve kaliteli olsalar da Süper Lig'de oynanan veya oynanmaya çalışılan organize futbolu pek sahaya yansıttıkları söylenemez. Ama dediğim gibi fizik gücü iyi olan takımlar kolay mağlup olmuyor bu ligde hatta ilk golü atan takım da büyük bir sürpriz olmazsa maçı kazanıyor.

Sizin gibi tecrübeli futbolcuların 2. Lig'e transfer olması, yavaş yavaş futbolu bırakacağı şeklinde bir önyargı ile değerlendiriliyor ülkemiz futbol kamuoyunda, ama siz 2. Lig'e gitmmiş olsanız da geçen sezon Süper Lig'e dönmeyi başardınız, bu sezon da 1. Lig'in iddialı ekiplerinden birindesiniz...

Evet, Adana Demirspor ile anlaşmam sürpriz olmuştu ama o sezon Demirspor gerçekten Süper Lig seviyesinde kadro kurmuştu. Maddi olarak da çok tatminkar bir ücret önermişlerdi kabul ettim. Demirspor'u önceden zaten biliyordum büyük bir camia olduğunu oraya giderken bir 2. lig takımına gidiyor gibi değil de hemen 1. Lig'e çıkacak bir takım gözüyle bakıyordum. Nitekim o başarılı kadro Süepr Lig takımlarına karşı çok başarılı maçlar da çıkardı. Trabzonspor, Manisaspor gibi takımları dize getirdi. Dediğim gibi 2. Lig'de dahi olsa Demirspor'a gittiğim için hiç pişman olmadım ve o takımın o sezon nasıl şampiyon olamadığını daha anlayamıyorum! Demirspor'u hakettiği yere getiremediğimiz için çok üzgünüm kendi adıma. Transfer konusunda ise futbolcunun değeri bellidir 3. Lig'e de gitseniz, 2. Lig'de de oynasanız siz işinizi iyi yaptığınız sürece hakettiğiniz teklifleri alıp iyi liglerde oynayabilirsiniz.

Demirspor'dan sonra bir Azerbaycan macerası da yaşadınız. Nefçi Bakü günleriniz ve Azeri futbolu hakkında ne söylemek istersiniz?
Azerbaycan'dan iyi bir teklif almıştım yeni bir heyecan yaşamak istedim ve tekliflerini kabul ettim. Azerbaycan gerçekten gelişmekte olan bir futbol ülkesi, Türk insanlarına karşı da çok büyük bir sevgileri var. Azerbaycan ligini Türkiye liglerinden biriyle karşılaştırmak gerekirse, Bank Asya 1. Lig seviyesinde futbol oynuyorlar desem yanlış olmaz sanırım.

Geçtiğimiz sezonun 2. yarısında Kocaelispor ile anlaşarak Süper Lig'e geri döndünüz ve 2. yarı gösterdiğiniz performans ile düştü denilen Kocaelispor'u ligde tutmaya da çok yaklaşmıştınız...
Kocaelispor'da ilk yarıda yapılan yanlış transferler ve yönetimsel hatalar yüzünden ilk yarı çok kötü geçmişti.Sezonun ikinci yarısı kimse para almadı ama Kocaelispor'u ligde tutmak için elimizden geleni yaptık, başarılı olamadık! Kocaelispor da çok büyük bir camia ama iyi yönetilmiyor.

Son günlerin gözde tartışması, Türk Milli takımının uyruğunun yerli mi yabancı mı olması konusunda fikriniz nedir? Sizin Milli Takım için adayınız kim olurdu?

Ben de bir çok insan gibi Milli Takım hocasının Türk olmasından yanayım. Öyle olacağını da düşünüyorum. İsim evrmek gerekirse de Ertuğrul Sağlam'ı verebilirm. Genç yaşına rağmen oldukça başarılı bir teknik adam Milli takım koltuğuna da yakışacak bir isim karakteriye de.

Demirspor'da oynadığınız dönem de Türkiye'nin sayılı ateşli derbilerinden Demirspor-Adanaspor maçlarında da forma giydiniz bu derbi ve Adana takımları hakkında ne söylemek istersiniz?
Şunu öncelikle belirteyim Demirspor'un taraftarı AdanasporDa yok bunu kendilerde kabul ediyor ama Adanaspor'un profesyonel yönetim anlayışı da Demirspor'da yok. Bayram Başkan (Akgül) gerçekten futbolun içinden geliyor, biliyor bu işi. Adana derbisinin Adana takımlarının geriye götürdğü fikrine de kapılıyorum. Derbi öncesi yaşanan olayları anlatmam mümkün değil yaşayan bilir. Geçen Bayram Başkan'a da dedim rekabet sahada olsa Adana takımları daha iyi bir eyrde olabilir diye ama bu mmümkün olmuyor. Bu arada Bayram Akgül de eski bir Demirspor taraftarıymış galiba.

Servet Çetin ile Denizlispor'da beraber oynamıştını, son yıllarda futbolunu iyice geliştirdi...
Servet benim çok yakın arkadaşım. Yazları tatile ailecek beraber gideriz fırsat bulursak. Tatile çıktığımızda bile kalacağımız oteli çalışma salonu olup olmamasına göre seçerdi. Çalışma salonu olan otelelrde kalırdık hep ve tatil demez sürekli çalışırdı. Bugünlere çok çalışarak geldi.

06 Aralık 2009 Pazar

Adana Demir SK: 1 - Mardinspor: 0 / Ceyhun Yelkenci & İlhan Aydoğdu, Harikasınız!.. /

Uzun zamandır bu kadar keyif veren bir Demirspor izlememiştim. Belki futbol olarak çok da iyi değildi takım ama mücadele ve yardımlaşma harikaydı. Durmuş Ali Çolak ve Ercan Aslankeser ile başlayan toparlanma sürecinde Adıyamanspor maçında bir iş kazası yaşanmış olsa da Demirspor'da işler yavaş yavaş yoluna giriyor. Maçın 10. dakikasında her zamanki maçı izlediğim yer olan Maraton'a girebildiğimi belirteyim, tabii geç kalmamnın sebebi rengi turuncu olan Balcalı'lardı...

Maça dönersek tribündeki pankartların ters çevrilmesi sessizliğin çığlığı gibiydi, gerçekten etkileyiciydi pankartlar, umarım mesaj gitmiştir, diyeceğim ama buna umudum olduğu söylenemez. Parayı ver, o parayı yönetmesi için de bir tanıdık yönlendir zihniyetinin değişme ihtimalinin olmadığı aşikar çünkü! Durmuş Ali Çolak'ın her zaman uygulattmaya çalıştığı gibi, oldukça önde basmaya, pres yapmaya çalıştı Demirspor bugün. Zaten bu etkili pres Mardinspor'u oldukça yıldırdı, sonuç 1-0 olmasına rağmen Mardinspor, oyunun son bölümünde dahi bir baskı kuramadı. Ceyhun'un ve Aydın'ın tekrar formaya kavuşması da etkisini çok net gösterdi. Cem'e öncelikle geçmiş olsun diyorum, sakatlığı umarım ciddi değildir. Cem çıkarken Cem olmadan Demirspor nasıl oynayacak görme fırsatımız oldu diye de düşündüm açıkçası. Burak girince de zaten klasik 4-4-2'ye döndük. Cem çıktıktan sonra takım hücumda daha fazla tempo yaptı diyebilirim, en azından 2. bölgeyi çok hızlı geçtik. Cem'in, oyunun temposunu ve takımın hızını yavaşlatıyor tezim biraz doğrulandı sanki bugün.

Eğer Cem, son maçlardaki verimsiz futbolunu devam edecekse, kenarda beklemesi takımına daha faydalı olacak. Bizim gördüğümüzü Durmuş Hoca'nın gördüğü ve gerekirse kaptanı kesme cesaretine sahip olduğunu umuyorum. Formda bir Aydın ve Burak ile Demirspor, 4-4-2 oynarsa çok daha başarılı sonuçlar alacaktır. Aydın Tabak'ın kaptandan fazlası var eksiği yok. Aydın'ın bugün savunmanın arkasına attığı harika pasları görünce, bir zamanlar Cem de bu pasları iyi atar demekten alamadım kendimi...

Her zamanki gamsız hareketlerin uzak bir görüntü vermiş olması, golü atan isim olması ve harika ara paslarına rağmen Aydın Tabak sahanın yıldızı değildi bugün. Maçın adamı açık ara Ceyhun Yelkenci ve İlhan Aydoğdu idi. Özellikle Ceyhun'un hücumdaki performansı, beceriksizliğiği saymazsak, harikaydı. İlhan da her zaman olduğu gibi oyunun savunma yönünü çok iyi oynadı. Sahanın en fazla koşan futbolcuları, sanırım Demirspor'un Atom Karıncalarıydı... Dikine oynayabilen Ceyhun ve yüreğini sahaya yansıtan İlhan'ın Demirspor için önemi gerçekten büyük.
Demirspor'da bugün kötü performans gösterdi diyebileceğimiz biri olmasa da beklerimiz Onur Güney ve Barış'ın biraz tutuk olduklarını belirtmek lazım. Beklerimiz önceki maçlardaki gibi performans gösterselerdi bugün maç skoru daha da farklı olabilirdi. Bir parantez de Orhan Terzi'ye açmak lazım. Harika bir maç çıkardı bugün. Savunmada kusursuza yakındı. Zaman zaman ekstra işler de yaptı, ilk yarıda kornerden gelen topa vurduğu harika kafa gol olsaydı, harika performansının ödülünü gol atarak alacaktı. Özellikle ilk yarıda çok kritik pozisyonlarda çok temiz müdahaleler yaptı.

Tayfun Özkan'dan bahsetmeden yine geçemeyeceğim. Benim jenerasyonum bu kadar keyif veren bu kadar kaliteli bir forvet görmemişti sanırım Demirspor'da. Yine her zamanki gibi hırslıydı. O harika koşularını yine hiç bıkmadan yorulmadan yaptı, gol atamasa da Mardin savunmasına yaptığı yıldırıcı pres yeter. Bu arada sahada iki tane 53 numaralı forma vardı bugün. Mardinspor'da Ceyhun Yelkenci'nin hemşerisi de forma giyiyordu. Bu ikilinin mücadelesi de keyifliydi.

Takımın en uzun futbolcusu Aydın Tabak'ın Cem oyundayken dahi yan topları kullanmasının yanlış olduğu fikrinde sabit olsam da, Demirspor gerçekten istenen performansa yaklaşıyor. bunu maratonun tavrından da görebilirsiniz. Maraton bugün hemen her futbolcuyu alkışladı maç içinde. Neymiş efenim, maraton, Demirspor taraftarı, adam gibi futbol ve iyi mücadele görmek istiyor. Ayrıca İyi futbol, küfür ve bilumum tatsız hareketin önüne rahatlıkla geçiyor, anlayana...

05 Aralık 2009 Cumartesi

Bank Asya 1. Lig'in Barcelonası; Karabükspor

Karabükspor gollerine aynen devam ediyor. Son 5 haftada 20 gol atarak maç başına 4 gol ortalaması yakalayan Karabükspor'un son kurbanı Hacettepe oldu. Hacettepe'ye de aynı tarifeyi uyguladılar. Hacettepe'yi 4-2 mağlup eden Karadeniz ekibi maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Son 6 maçını kazanan Karabükspor, Hasan Doğan'ın vasiyetini yerine getirecek galiba bu sezon...

Değerli Bank Asya 1. Lig yorumcusu Yetkin Etkin'in "Yeni Amokachi" dediği Emenike bu maçta da boş geçmedi. 90. dakikada takımının gol ortalamasını 4'de tutacak golü attı bu arada.

Adana'nın Yattara'sı; Mbilla

Malum blogun rengi belli, o yüzden fotoğrafdaki arkadaşın takımıyla ilgili birşeyler karalamıyorum, hatta şimdi yazacağım mesele için elemanın turuncu renk dışında bir formayla fotoğrafı için çok arama yaptım, bunu buldum.

Neyse meseleye gelelim. Turuncu-beyazlıların Kamereunlu forveti Adana'ya iyice alışmış. Tam Saha'da gördüğüm bir yazıda, 2 sezondur Adana'da yaşayan Mbilla'nın artık Adanalı gibi davrandığı yazılmış. Hatta nerelesin diye soranlara "Kamerunluyuk Gardaş" diyormuş... Komik adamlar bu Afrikalılar. Yattara'nın Kolbastı oynadığı gibi yarın bu da Çiftetelli oynamaya başlarsa hiç şaşırmam.

Hatta Hanım'ın Çiftliği'nde pamuk toplayan işçi rolü bile verilebilir. Zaloğlu ile harika ikili olurlar. Zaloğlu ile aynı fabrikadada çalışsa Mbilla muhtemelen aralarında şu konuşma geçer.

Zaloğlu; Sen nerden geldin buraya, seni de mi emmin kovdu kara soyka?
Mbilla; Yokh Zaloğlu, Kartalspor maçında fark yediğimiz için Bayram Ağa bana ceza verdi, Ramazan Bey'in yanında pamuk toplamayı öğreneceğim...vb

Fazla yaratıcı olmadı ama daha yaratıcıları için yorumlar açık.

04 Aralık 2009 Cuma

Rizespor'un Yeni Teknik Direktörü...


Yeni yayın hayatına başlayan Blog Karadeniz'de gördüm az önce. Rizespor taraftarlarının yeni hocalarına harika tepkisi. Açıkcası ben de hocanın adını ilk defa duydum...

03 Aralık 2009 Perşembe

Bank Asya 1. Lig'de 14. Haftanın En'leri


Haftanın Takımı; Boluspor
Sezona Coşkun Demirbakan ile başlayan ama bir türlü istikrarı yakalayamayan, şanssız maçlar çıkaran Boluspor, teknik direktörünü değiştirdikten sonra coşan takımlar klasmanına yükseldi. Ligin en iyi savunma yapan, ligdeki 13 maçta sadece 9 gol yemiş Kartalspor karşısında 5 gol bulan Boluspor takdiri en fazla hak eden ekipti. Tecrübeli yıldız Ömer Yalçın’ın harika futbolu ve attığı goller ile maçı farklı alan Boluspor, ilk 6’den uzaklaşmamış oldu.

Haftanın Futbolcuları: Şehmus & Zülküf Özer Kardeşler

Adanaspor’un liderden 1 puan aldığı maça kurtarışlarıyla damga vuran Zülküf Özer, bu maçın 88. dakikasında kurtardığı penaltı ile de takımına 1 puanı kazandıran isim oldu. Tecrübeli abisi ise sonradan oyuna girdiği maçta 83. dakikada takımı Altay’ın tek golünü atarak 3 puanı getiren isimdi. İki kardeşi 14. haftada toplam 4 puan kazandırdı takımlarına, daha ne olsun!

Haftanın Teknik Direktörü; Ümit Turmuş

Reha Kapsal’ın ayrılışının ardından göreve gelen Turmuş, taraftarların gözünde başarıya gidecek bir hoca imajına sahip olmasa da göreve geldiği günden beri çıktığı 3 maçta aldığı 3 galibiyet ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Turmuş’un gelmesiyle formu iyice artan Kıvanç ve Okan Öztürk ise Turmuş’un prensleri arasında.

Haftanın Olayı; Kartalspor’un İstikrarsızlığı ve Özer Kardeşlerin Başarısı
Kendi sahasında oynadığı 7 maçın tamamını sadece 1 gol yiyerek kazanan Kartalspor, iç saha puan durumunda bu performansı ile lider durumda. Deplasman maçlarında ise galip gelemeyen birkaç takımdan birisi olan İstanbul ekibi dış saha puan durumunda Kocaelispor’un hemen üzerinde 17. sırada bulunuyor. 14. haftada da deplasmanda galibiyet alamama geleneğinin sürdüren Kartalspor, 13 haftada yediği 9 olün yarısından fazlasını bir maçta yiyerek de yine ilginç bir istatistiği imza attı. Toplamda takımlarına 4 puanlık katkı yapan Özer Kardeşleri ise tekrar saygıyla analım.

02 Aralık 2009 Çarşamba

Reklamlar & Duyurular

Bayram hediyem Ali Abim'den (Ece) geldi. Bugünden itibariyle Goal.com için 1. Lig yazıları derleyeceğim. Dergide utandırmadığım gibi Goal'de de utandırmam umarım Şef'i. Bu arada yine benzer bir haber, Bank Asya 1. Lig'in resmi sitesi bankasyabirincilig.com.tr'ye de başlamış bulunmaktayım aynı anda. Her iki sitede de ilk yazılar tesadüfen aynı oldu.

Yazılara buaradan göz atabilirsiniz; Goal
, Bank Asya 1. Lig Resmi site

Malum üniversitede de ekonometri bölümündeyim. Bir İİBF öğrencisinin günlüğü şeklinde tutacağım bir blog daha açtım. Orada daha gayrıresmi bir havada olacağım. Futbol dışı konularda artık o blogda karalama yapacağım. Yeni blog; İKTİSADİ KARALAMALAR

Türkiye'nin Enerji Merkezi Adana?..

Capital Dergisi Kasım sayısında hediye olarak Güney İlleri diye bir ek verdi. 200 küsür sayfalık ek derginin yarısından fazlasının Güney'in sanayi başkenti Gaziantep'in firmaları tarafından parsellenmiş doğal olarak.

Adana ile ilgili sınırlı sayfalarda en çok vurgulanan ise Adana'nın enerji merkezi olma yolundaki adımları. Nilüfer Gözütok, harika yazısında Adana'da yüksek teknoloji dışındaki tüm sektörlerde üretim gerçekleştiğini ve Adana'nın yılda 1.5 milyar dolar ihracat yaptığını belirtmiş. Harika İşletme hocamız Bahattin Karademir'den ilk öğrendiğimiz şey; ekonomide, rakamları doğru anlamanın en iyi yolunun karşılaştırma olduğuydu. Adana'nın ihracat rakaımını bölgenin en fazla ihracat yapan ilinin rakamları ile karşılaştırdığımızda aslında bu rakamın fazla olmadığını anlıyorsunuz. Güney'in sanayi başkenti Gaziantep 2008 yılında 4 milyar dolara yakın ihracat yaparken Adana için bu rakam 1.5 milyar dolar.

Bir zamanlar bu ülke kurulduğu sıralarda tarıma ve ülke sanayisine öncülük etmiş Adana şimdi Antep'in 3'de 1'i kadar ekonomik hacimde. Antep'in alıp başını giderkeni Orta Doğu'nun sanayi başkenti hedefi olma yolunda ilerlerken Adana'nın niye böyle geride kaldığı ise şehri yöneten insanın görev süresinde gizli galiba. Adana Büyükşehir Belediyesi yanılmıyorsam bu yıl 16 oldu, evet 16 yıldır tek bir kişi tarafından yönetiliyor. Bu süre zarfında Antep atılımlar yaparken kenti yöneten değerli büyüğümüz ise ne bir atılım yapabildi ne de elindeki imkanları doğru kullanabildi.

Son tahlilde, Antep ile aradaki uçuruma bakınca kötümser bir tablo ortaya çıksa dahi Ceyhan Brou hattı ve Botaş'ın varlıkları ile Adana'nın önünde parlak bir dönem olduğu vurgusu da var. Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Adana'nın enerji merkezi olacağı konusunda inançlı. Bu arada olumlu rakamlarda var. Mesela 2007 yılında Adana sadece 4 milyon dolar yabancı yatırım alırken bu rakam 2009'da 21 kat artarak 82.4 milyon dolara yükselmiş.

Buaradan okuyucuları sıkmayalım bunlarla, bir ekonomi blogu benim için daha faydalı olacak gibi, en kısa sürede ek bir adres açayım.

Yazının orijinali; http://iktisadikaralamalar.blogspot.com/2009/12/adana-ve-gaziantepin-ihracat-rakamlar.html

Ünal Karaman'ın Maç Kadrosuna Aldığı Demirspor'lu Futbolcu Kim?

Şahin Çakır, 2 sezon önce Demirspor'un Türkiye Kupası'nda Çeyrek Final oynadığı kadronun bir parçasıydı. Genç ve tecrübesiz olduğu için düzenli forma şansı bulamamıştı. Gençlerbirliği maçında sonradan oyuna girdikten sonra yaptığı etkili hücumlarla dikkatleri çeken Çakır'ı İlhan Cavcav çok istemişti ama transferi gerçekleşmemişti.

Bu sezon başında Sadi Tekelioğlu'nun aracılığıyla Trabzon Karadenizspor'a kazandırılan genç futbolcumuz, Eskişehirspor maç kadrosuna alındı Ünal Karaman tarafından. 5 futbolcunun kadro dışı bırakıldığı Trabzonspor'da kadroya girme başarısı gösteren Çakır'ı tebrik etmek lazım.

2 sezon önce hayatının en mutlu anı sorulsa muhtemelen kupadaki Trabzonspor zaferi derdi, şimdi o Trabzonspor'un kadrosunda Çakır. Ne diyelim Allah devamını getirsin...

Fotoğraf; spor01.com

01 Aralık 2009 Salı

Şehmus & Zülküf Özer

Bank Asya 1. Lig'de 14. hafta Özer kardeşlerin haftası oldu. Tecrübeli golcü Şehmus Özer sonradan oyuna girdiği maçta takımının tek golünü atarak Altay’a 3 puan kazandırırken, 21 yaşındaki kardeşi Zülküf Özer ise Adanaspor’un lider Konya’yı ağırladığı maça kurtarışlarıyla maça damga vurdu. Harika bir maç çıkaran Zülküf, 88. dakikada kurtardığı penaltı ile de adeta 1 puanı takımına kazandıran isim oldu.

Takımlarına toplam 4 puan kazandıran Özer kardeşleri tebrik etmek lazım.

"Kartalspor Deplasmanlara Genç Takım İle Çıksın!.."

Bank Asya 1. Lig'de haftanın belki de en ilginç maçı teknik direktör değişimi yaşamış Boluspor’un evinde Kartalspor’u ağırladığı maçtı. Boluspor galibiyeti pek kimseyi şaşırtmasa da bu maçın sonucu hiç de beklendik değildi. Zira, Boluspor maçından önceki 13 lig maçında kalesinde sadece 9 gol gören Kartalspor’un, 5 golü bir maçta yiyebileceği ihtimali hayli ütopik olurdu. Boluspor klasik bir ifadeyle Kartalspor’a patladı diyebiliriz. Sezon başından beri şanssız maçlar çıkaran “Bolu Bey’i” Kartalspor karşısında Ömer Yalçın ve Adem Büyük’ün 2’şer golü ve Serdar Samatyalı’nın golüyle skora gitmeyi bildi. Yarenler, Kartalspor’u çok iyi etüt etmiş. Ligin en iyi savunma yapan takımı karşısında 5 gol bulmak gerçekten etkileyici. Diğer takımlarında Kartalspor’un Bolu maçını izleyip İstanbul ekibinin zayıf yönlerini bulmalarını söylememize gerek yok sanırım.

Yerel bir İstanbul gazetesi Kartalspor’un iç saha ve dış saha performansının değişkenliğinin fazlalığına sitem edip “Kartalspor Deplasmanlara Genç Takımla Çıksın” diye bir manşet atmıştı geçtiğimiz haftalarda. Sebebi ise nasıl olsa deplasmanlarda galip gelemeyen Kartal’ın en azından genç futbolcuları deplasmanda oynatarak onlara tecrübe kazandırmasıydı. Bu esprili ifade artık Kartal teknik heyeti tarafından değerlendirilse iyi olur. Zira 1. Lig’de iç saha puan durumunda 7 maçta 7 galibiyetle zirvede yer alan Kartalspor, dış saha puan durumunda ise Kocaelispor’un hemen üzerinde 17. sırada yer alıyor. Deplasmanda galibiyeti olmayan birkaç takımdan birisi olan Kartalspor’un performansının değişkenliğinin sırrını bulan Nirvana’ya erecektir muhtemelen.

Bu arada fotoğraf Kartalspor'un eski bir fotoğrafı, forma harika o yüzden koymak istedim. Bizimkiler de "mavi şimşek" lakabına ithafen beyaz şerit üzerine mavi bir çakan şimşek motifi koysalar ya...

Samsunspor: 1 - Dardanelspor: 2 Çukurovalıların Maçı!..

Alper Turgut Doğan, 1988 Tarsus doğumlu futbolcu Ercan Aslankeser, Orhan Kaynak gibi yolun başında Samsunspor forması giyen bir Çukurovalı. Geçtiğimiz hafta hattrick yapan futbolcu bu haftada takımının tek golünü kaydetti ancak başka bir Çukurovalı Samet Gül'ün harika golüyle mağlup oldu.

İki renktaş takım Samsunspor ve Dardanelspor’un maçı tarafsız futbolseverlerin nefesini keserken, Samsunspor’u sevenleri ise kahretti. 1-0 mağlup olduğu maçta geçtiğimiz hafta hattrick yaparak yıldızlaşan genç futbolcu Turgut Doğan’ın ayağından bulduğu gol ile beraberliği yakalayan Samsunspor, 90+2. dakikada Samet Gül’ün ayağından gelen gol ile Dardanelspor’a boyun eğdi. Maçın skorunu belirleyen Turgut’un Tarsus’lu Samet’in ise Adanalı olması sonucu Çukurovalıların belirlediği şeklinde de ifade edilebilir.

30 Kasım 2009 Pazartesi

Bank Asya 1. Lig 13. Hafta Panorama / Karabükspor’un Zirve Yürüyüşü Devam Ediyor!.. /

Bank Asya 1. Lig’de 13. hafta maçları sonunda Konyaspor galip gelerek avantajını sürdürürken Altay’ın mağlup olup, Karabükspor’un kazanmasıyla ligin 2. cisi değişti. İzmir derbisinde Bucaspor’a mağlup olan Altay hem 2.’likten oldu hem de deplasmanda mağlup olmayan tek takım olma unvanını kayıp etti. 3 hafta önce Konyaspor ile aynı puana sahip olan ve zirvenin ortağı olan Rizespor ise son 3 maçta 3. mağlubiyetini alarak 7.sıraya kadar düştü.

Bank Asya 1. Lig’in en çok gol atan takımı olan Karabükspor, zirvenin iddialı ekiplerinden Rizespor’u klişe tabir ile gole boğdu. Rizespor’u 3-0 gibi net bir skor ile geçen Karabükspor, Altay’ın da mağlup olmasıyla 2. sıraya yerleşti. Bu maçta son lig maçında hattrick yapan Emanuel Emenike de ağları sarsmayı başardı. Son 4 haftada toplam 15 gol atan Karabükspor harika hücum hattıyla rakiplerine korku vermeye devam ediyor.

Hüseyin Kalpar ile son 6 lig maçında galip gelemeyen ve gol atamayan Samsunspor ise lige verilen arayı iyi geçirmiş gözüküyor. Erciyesspor karşısında adeta patlayan Samsunspor rakibine 5 gol attı. Bu maçta 21 yaşındaki genç futbolcu Turgut Doğan Şahin hattrick yaparak yıldızlaşırken son maçlarda forma şansı bulamayan Kenan Yelek’de kendine ilk 11’de yer buldu. Bu maçın ilginç notlarından birisi ise, Samsunspor defansının tecrübeli ismi Can Arslantaş’ın 51. dakikada sarı kart görmesi, 52. dakikada takımını 2-1 öne geçiren golü atması ve aynı dakikada oyundan alınmış olmasıydı. Samsun basını bunu “gördü, aldı, attı” şeklinde duyurdu okuyucularına.

Yeni teknik direktörü Ekrem Al ile istikrarı şuana kadar yakalayamayan Orduspor ise evindeki maçta Kocaelispor’u zorda olsa 1-0 mağlup etmeyi başardı. Hacettepe, Gaziantep Büyükşehir Belediye ve Erciyesspor’un da mağlup olmasıyla 14. sıraya yükselen Orduspor haftanın karlı takımlarındandı.

Ordu’nun ezeli rakibi Giresunspor ise Antep deplasmanından 3 puanla ayrılmayı başardı. 15 saatlik otobüs yolculuğu sonunda Antep’e ulaşan Giresunspor’lu futbolcuları yolculuk yormuş olsa da 2-0 geçmeyi bildiler Antep’i. Goller ise Ankaraspor’dan transfer olan Bülent Bölükbaş ve tecrübeli futbolcu Fatih Şen’den geldi.

İçeride oynadığı 6 maçın tamamını kazanan ve bu maçlarda kalesinde gol görmeyen Kartalspor, evinde kazanma geleneğini sürdürdü. Hacettepe’yi 2-1 mağlup eden Kartalspor bu maçta yediği gol ile 7. maçın sonunda evinde ilk defa gol yemiş oldu. Kartalspor’un gollerini formda futbolcusu Yakubu ve Efecan attı. Yakubu bu gol ile gol sayısını 8’e yükseldi ve gol krallığında zirveye yerleşti. Hacettepe teknik direktörü Önder Özen’in maç sonunda “hani siz bu sahada gol yemiyordunuz, ne oldu…” diyerek Kartalspor futbolcularını tahrik etmesi ise şık değildi.

Lider Konyaspor ise Boluspor karşısında fazla zorlanmadı. Yabancı futbolcusu Poljac ile öne geçen Konyaspor, Erman Ergin’in golüyle biraz paniklediyse de Mehmet Şen’in 2 golüyle sonuca gitmeyi bildi.

Taraftarlarının Reha Kapsal’ın gidişine duyduğu tepkiden dolayı hayli karışık günler geçiren Karşıyaka ise Mersin İdman Yurdu karşısında net bir skor aldı. Deplasmanda istikrarsız bir görüntü çizen güney ekibi, Karşıyaka karşısında fazla bir direnç gösteremedi. Karşıyaka Kıvanç Karakaş’ın 2 golü ve tecrübeli golcüsü Okan Öztürk ile sonuca gitmeyi başardı.

Kemal Kılıç ile iyi bir hava yakalayan Adanaspor ise Dardanelspor deplasmanından 1 puan ile döndü. Bu maça kadar ligde beraberliği olmayan tek takım olan Dardanelspor ilk beraberliğini almış oldu. Maça oldukça etkili başlayan Adanaspor istediği golü bir türlü bulamadı. Dardanelspor gibi evinde etkili maçlar oynayan dinamik bir takım karşısında alınan 1 puan Adanaspor için oldukça kıymetli olsa gerek.

Haftanın Takımı; Karabükspor
Sezon başında favori olarak gösterilen ekiplerden biri olmayan Karabükspor’da ne olduysa Yücel İldiz göreve geldikten sonra olmaya başladı. Yücel İldiz ile keyif veren ve golcü bir takım hüviyetine bürünen Karabükspor son 4 maçta 15 gol attı. Korkutucu hücum performansıyla Rizespor karşısında favori olsa da kimse 3-0 gibi net bir skor alacağını beklemiyordu Karabükspor’un. Altay’ın da mağlup olmasıyla ligde 2. sıraya yükselen Karabaükspor haftanın en çok alkışı hak eden takımı.


Haftanın Futbolcusu; Turgut Doğan Şahin
Lig’de zor günler geçiren ve Hüseyin Kalpar ile 6 maçta hiç galibiyet alamayan Samsunspor bu hafta Erciyesspor’a patlarken bitirici vuruşlar Turgut Şahin’den geldi. 21 yaşındaki genç futbolcu daha önce Rizespor ve Boluspor ağlarını da sarsmayı başarmıştı. Gol sayısını 5’e çıkaran Turgut attığı 3 gol ile hem takımına can verdi hem da haftanın hattrick yapan tek futbolcusu oldu. Tarsus doğumlu genç futbolcu şuana kadar bir defa U-21 Milli Takımına da çağrıldı.

Haftanın Teknik Direktörü; Hüsnü Özkara
Daha önce bu ligde şampiyon yaparak Süper Lig’e çıkardığı Konyaspor ile lige harika bir başlangıç yapan Konyaspor ilk haftalarda şanslı maçlar çıkartsa da şuana kadar ligde sadece 1 mağlubiyet aldı ve seri galibiyetler ile alt sıradaki takımlardan kopma noktasına geldi. 13. hafta sonunda 3. sıradaki takım ile arasında 5 puan fark yapan Konyaspor’un Süper Lig yürüyüşünde en önemli pay Hüsnü Özkara’ya ait.

Haftanın Olayları; Önder Özen’in Tahrikleri ve Unvanların Bitmesi
Kendi sahasında oynadığı 6 maçta kalesinde hiç gol görmeden 6 galibiyet alan Kartalspor, kendi evindeki 7. maçta Hacettepe’yi konuk etti. Hacettepe’yi mağlup etmesine rağmen ağlarından 1 gol gören Kartalspor yediği gol ile Önder Özen’e teselli verdi. Maç sonunda “hani siz gol yemiyordunuz bu sahada, ne oldu…” gibisinden sözler ederek Kartalspor’u futbolcuları tahrik eden ve kısa süreli arbedeye neden olan Önder Özen haftanın eleştirilen ismi oldu. Deplasmanda mağlubiyeti bulunmayan Altay, kendi sahasında gol yemeyen Kartalspor ve ligde hiç beraberlik almamış olan Dardanelspor’un bu unvanlarını yitirmesi ise 13. haftanın ilgin notlarından birisi oldu.