15 Kasım 2009 Pazar

Adana Demir SK, Alt Yapı Sorunları Vol.1


Bir zamanlar oyuncu yetiştiren, yetiştirdiği oyuncuları satarak kar elde eden ve kendi yağıyla kavrulma gibi bir geleneği olan Demirspor’un altyapısı son yıllarda bu özelliğini, farkını tamamen yitirdi desek sanırım yanlış olmaz. Demirspor altyapısından her daim yeni Fatih’ler, Taner’ler, Hasan’lar fışkırmak için hazır olsa da Demirspor’un yönetim anlayışı buna izin vermiyor yıllardır.

Altyapınızdan yetenekli oyuncuları üstyapıya çıkartmak için tam anlamıyla bağımsız ve futboldan anlayan bir yönetim kurulu ilk öncelik, futbol kulüplerinde aslında daha çok Adana takımlarında. Cesur kelimesinin altınız iki kere çizmekte fayda var. Takım elbiseli ve büyük ihtimalle Karadenizli bazı futbol adamlarının referansı ile gelen bir futbolcuyu kesip altyapınızdan bir oyuncuyu oynatma fikri oldukça ütopik çünkü, Demirspor özelinde. Aytaç Durak ile Demirspor’un çarpık ilişkisi yüzünden bu tür yönetimler göremedik biz uzun süredir. Bekir Çınar yönetimi bu konuda oldukça cesur davrandı, geleceğin altyapıda olduğunu söyledi bu doğrultuda adımlar attı lakin onların da önü kesildi. İşleyen bir altyapı için ilk öncelik olarak bağımsız ve futboldan anlayan bir yönetim kurulu şarttır dedikten sonra biraz detaya inelim.

Altyapı Yönetim Anlayışının Yarışmacı Zihniyette Olması;
Demirspor altyapısının, en ciddi ve çözümü en masraflı olan ana sorunlarından birisi, bu yarışmacı yönetim zihniyeti. Demirsporlular her sezon genç, yıldız ve diğer altyapı kategorilerinde gelen başarılara, Türkiye şampiyonluklarına alıştı fakat şampiyon olan bu gençlerden niçin üstyapıya futbolcu gelmediğini pek de sorgulamadı. Bu sorgulanması gereken konulardan birisi olarak dursun.

Altyapıdaki bazı değerli hocaları tenzih ederim ama genel itibariyle bu yarışmacı zihniyet Demirspor altyapısında görev alan hemen her hoca da var. Bu zihniyet, bazı önemli maçlarda sakatlığı nüksetme riski olan yetenekli futbolcuları oynatma şeklinde tezahür edebiliyor hocaların kararlarına. Altyapınızdaki sakat veya sakatlığının nüksetme ihtimali olan futbolcunuzu siz sadece 1 maçı düşünerek riske atarsanız, o futbolcudan, profesyonel olduğunda profesyonel tavrın gereği olan, sakatlığım tamamen geçsin öyle oynarım takımım adına bu daha faydalı olur yaklaşımını göremezsiniz. Sonuç itibariyle ağacı yaşken eğmemiş olursunuz.

Somutlaştırmak gerekirse, Gökhan Gönül profesyonelliğe adım atmadan önce yarışmacı zihniyetteki hocaları tarafından sakat sakat oynatılmamış olsa belki Avrupa Şampiyonası’ndan önce, Fenerbahçe’de sakat sakat maçlara çıkmayacak, Avrupa Şampiyonası’na yetişecek, Almanya maçında Sabri’nin yaptığı hatayı yapmayıp Türkiye’yi finale taşıyacaktı…

Demirspor özelinde bu sorunun çözümü oldukça masraflı. Bu saatten sonra ununu elemiş eleklerini asmış Demirspor altyapı hocalarının zihniyetini değiştirmek mümkün olmayacağına göre tüm hocaları değiştirip yerlerine, futbol altyapısı eğitimi olan hocalar getirilmelidir. Bunu yapabilecek cesarete, özgürlüğe ve bilgiye sahip bir Demirspor yönetimini Aytaç Durak döneminde görebilir miyiz, bundan hiç emin değilim.

Velhasıl, ben her sezon Türkiye finallerine giden, şampiyonluklar kazanan bir altyapı değil her sezon profesyonel takımda direk oynayabilecek 1 futbolcu yetiştiren bir altyapı istiyorum!

Braun'dan "Tarzını Yarat" Kampanyası


"İnternet & Web dünyasında hediye yağmuru durmak bilmiyor. Braun da “Cruzer 4″ ile “Tarzını Yarat!” kampanyasını başlattı. Eleme sürecinden sonra yarışmacıları bir çok hediye bekliyor. Kurallar ise çok basit, bir fotoğrafınızı çekiyor ve kendi tarzınızı fotoğrafınıza uyguluyorsunuz. Sonra oylamaya katılıp sıralamaya girmeyi bekliyor ve hediyeleri kapıyorsunuz

Yarışma süresince yapılan 3 çekiliş ile toplam 6 adet Sony Vaio laptop, 6 adet Apple iPhone 3G S, 6 adet Sony Playstation 3, 60 adet Braun Cruzer 4 tıraş makinesi hediye. Ben de üye olup hediyeleri almak istiyorum derseniz şöyle alayım. Bol şanslar."

Bu tanıtım amaçlı bir yazıdır.

07 Kasım 2009 Cumartesi

Kısa Bir Mola!..


14 ve 21 Kasım arası vizelerim var. Geçen sene hazırlıktı sadece İngilizce görüyorduk. Bu sene Muhasebe, İstatistik, İşletme Bilimine Giriş, İktiasada Giriş, Türk Dili ve Matematik var. Aslında keyifli dersler ama Matemaktçi'nin bizi rasyonel sayıyı bilmiyor muamelesi yapıp, oradan başlaması sıkıcı oluyor. Neyse gözümü sadece İstatistik ve İktisat korkutuyor. Sınavlar geçene kadar pek bloga vakit ayıramayacağız gibi. Bilgilerinize diyelim efenim.

06 Kasım 2009 Cuma

"Allah'ına Gurban" Yenilendi!..

Yolunuz Adana'ya düştüyse ve Kasım Gülek gibi çok işlek bir köprüden geçtiyseniz posttaki başlık size hiç yabancı gelmez. Kasım Gülek köprüsü hemen TCDD Bakım Onarım Müdürlüğü'nün yanından-üstünden geçer. Kuzeyden geliyorsanız yolun sağ tarafında yani TCDD bakım ve Onarım Müdürlüğü'nün olduğu tarafta kocaman bir pankart görürsünüz. Pankartta bir Mehmetçik resmi ve altında da "Allah'ına Gurban" yazar, sağ üst tarafında ise bir demirspor logosu vardır.

Ben her geçişimde o köprüden, yanımdaki arkadaşlarıma çoçukca bir gururla o pankartı gösteririm. Son zamanlarda oldukça yıpranmış ve rengi solmuştu bu pankartın, logo da Demirspor'un yanlış logosuydu. Nihayet pankart yeniden aynı şekilde yapılmış logo olarak da doğru logo kullanılmış.

Bu pankart için Feridun Düzağaç Sıcağıyla, Acısıyla Adana Futbolu kitabında şöyle diyor; "...güncele dair bir de pankart var; Adanalıya özgü yaratıcılıkla hem de; kocaman bir Türk askeri fotoğrafı ve altında dev harflerle "Allah'ıan Gurban". O pankartın orada asılı olması ne kadar derin bir gerçeğe işaret ediyor ama yaratıcı fikir içten içe gülümseme engel olamıyor..."

Yolunuz Adana'ya düşerse, herhangi bir köprüden geçerken sağınıza solunuza bakın eğer o köprü Kasım Gülek ise o güzel pankartı görebilirsiniz.

Bank Asya 1. Lig, 11. Hafta Panorama .: Kan Değişimi Haftası :.


Bank Asya 1. Lig’de 11. hafta futbolseverler açısından oldukça keyifli geçti. Futbolseverlerin her maçta en az 1 gol gördüğü haftada, berabere biten herhangi bir maçın bulunmaması da ilginç bir detaydı. 11. haftanın sonuçları ayrıca,2 teknik adamın da sonunu getirdi. Adanaspor’a evinde 2-0 mağlup olan Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’da Bünyamin Süral görevinden ayrılırken, bir türlü istediği sonuçları alamayan Boluspor’da,teknik direktör Çoşkun Demirbakan’ın da görevine son verildi. Boluspor ve Gaziantep büyükşehir Belediyespor’un teknik direktörleriyle yollarının ayırmasının ardından 11. hafta sonunda toplam 7 teknik direktör görevinden ayrılmış oldu.

Bu kan değişikliği takımlara fayda sağlar mı bilinmez ama umarız kulüplerimiz sabırsızlıklarının bedelini erken havlu atarak ödemezler! 11. haftanın sonunsa puan durumunda 1. ve 7. sıradaki takım arasındaki puan farkı ise ligdeki zorlu mücadeleyi anlatır nitelikte. Lider Konyaspor ile 7. sırada bulunan Adanaspor arasındaki puan farkı sadece 4.

Lig’deki 6 Karadeniz takımından 5’i haftayı puansız kapatırken, Karabükspor istikrarlı form grafiğini devam ettirerek net bir galibiyet alan ekiplerden biriydi 11. haftada.

Haftanın açılış maçında deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’u mağlup eden Adanaspor’da Kemal Kılıç farkını iyice ortaya koymuş durumda. Kılıç, Adanaspor’un başında çıktığı 4 lig maçında 3 galibiyet ve 1 beraberlik alarak oldukça etkileyici bir başlangıç yaptı. Bu maçta Kemal Kılıç’ın ilk defa forma verdiği Sinan Süngüoğlu ise attığı gol ile alkış alan isimlerden biriydi.

Yeni teknik direktörü Ekrem Al ile uzun bir süreden sonra galibiyetle tanışan Orduspor ise geçtiğimiz haftaki Karşıyaka maçında olduğu gibi bu haftada gol atamadı. Sahasında Mersin İdman Yurdu’na 2-0 mağlup olan Orduspor’da kan değişikliği geçici bir etki yapmaktan öte gidememiş gibi gözüküyor.

Haftanın belki de sonucu en beklenmedik maçı Kartalspor-Rizespor maçıydı. Geçtiğimiz hafta Konyaspor’u mağlup ederek namağlup unvanını elinden alan Rizespor, Kartal deplasmanında ağlarında gördüğü 2 gole karşılık veremedi ve haftayı puansız kapattı. Kendi sahasındaki 6 maçın tamamını kazanan ve tek bir gol dahi yemeyen Kartalspor ise evindeki harika performansını devam ettirmiş oldu,Rizespor’u mağlup ederek. Bu maçta Kartalspor2un golcü oyuncusu Shaibu Yakubu ise attığı2gol ile hem takımını galibiyete taşıdı hem de gol krallığı sıralamasında zirveye oturdu.

Kemal Kılıç
’ın ayrılmasından sonra henüz bir teknik direktör ile anlaşma sağlayamayan Bucaspor ise Levent Eriş ile iyi bir hava yakalayan Giresunspor’u konuk etti. Maçın ilk yarısında tecrübeli kaptanı Yılmaz Özlem’im golüyle öne geçen Bucaspor, skoru korumayı başararak Giresunspor karşısında 3 puana ulaştı. Bu maçta Ertuğrul Sağlam’ında tribünde olduğunu Veli Kızılkaya ve Mehmet Batdal’ı yakından izlediğini ve olumlu bir izlenimle stadyumdan ayrıldığını belirtelim.

Ligde istikrarsız bir grafiğe sahip Erciyesspor golcü futbolcusu Mehmet Al ile gülmeye devam ediyor. Boluspor karşısında son 15 dakika 10 ve son 5 dakikada ise 9 kişi mücadele eden Erciyesspor, Boluspor’u 2-0 mağlup etti ve Çoşkun Demirbakan’ın sonunu hazırladı.

Son 7 maçında 5 galibiyet alan ve Bucaspor’dan sonra ligde en fazla gol atan takım olan Karabükspor ise evindeki maçta Karşıyaka’yı 3-0 mağlup ederek zirveye yürüyüşünü sürdürdü. Geçtiğimiz hafta bir diğer İzmir temsilcisi Bucaspor’a da 3 gol atan Karabükspor’da Yasin Avcı maçta 2 gol atarak yıldızlaştı.

Lider Konyaspor ise Kocaelispor karşısında beklendiği gibi kolay bir galibiyet aldı. Bu sezon oldukça etkileyici bir performans gösteren Tayfun Türkmen bu maçta 1 gol 1 asist ile takımının galibiyetinde önemli rol oynayan isimdi.

Ligin en az gol yiyen ve deplasmanda mağlubiyet almamış tek takımı Altay ise Samsunspor karşısında Okan Koç’un etkili oyunu ile galibiyet koştu. Bu maçtan önceki son 5 maçında 3 galibiyet ve 2 beraberlik alan Altay, Rizespor’un puan kaybetmesiyle 2. sıraya yerleşti.

Ligde hiç beraberlik alamayan ve bu anlamda ilginç bir istatistiğe sahip Dardanelspor ise son haftaların formda takımı Hacettepe’yi 1-0 mağlup etmeyi başardı.

Haftanın Takımı; Kartalspor

Ligde Altay’ın ardından en az gol yiyen takım olan Kartalspor, sahasında oynadığı 6 maçın tamamını kazanarak 11. hafta sonunda en iyi iç saha performansını gösteren ekip oldu. Sahasında oynadığı 6 maçta kalesinde hiç gol görmeyen İstanbul ekibinin bu başarısında tecrübeli kaleci Oğuz Dağlaroğlu ve tecrübeli savunma oyuncusu Kürşat Duymuş kilit rol oynuyor. Bu hafta zirvenin ortağı Rizespor’u mağlup ederek önemli bir 3 puan kazanan Kartalspor, Rizespor’u da koltuğundan ederek zirvenin şeklini değiştirdi.

Haftanın Futbolcusu; Shaibu Yakubu
Bu haftaya kadar attığı harika 5 gol ile adından oldukça söz ettiren bu siyahi futbolcu, Rizespor maçında 2 gol birden atarak takımına 3 puanı getiren isim oldu. Zirvenin ortağı Rizespor’u yerinden eden futbolcu, attığı 2 gol ile gol krallığı sırlamasının da ayarı ile oynadı. Gol sayısını 7’ye çıkaran Yakubu, 11. hafta sonunda Bank Asya 1. Lig’in en golcü futbolcusu durumunda. Geçtiğimiz sezon ilk defa yabancı ve siyahi bir gol kralı gören 1. Lig, Riberio ve Yakubu’nun performansı böyle devam ederse ikinci bir siyahi gol kralı görebilir.

Haftanın Teknik Direktörü; Kemal Kılıç
Kemal Kılıç, geçtiğimiz sezon Bucaspor ile 2. Lig şampiyonluğu yaşamış ve bu takımla yakaladığı maç başına 2.16 gol ortalaması ile Türkiye’deki profesyonel takımlar arasındaki en golcü takımın hocası unvanını almıştı. Bucaspor “fırtınasını” yaratan Kılıç, 5 hafta önce memleketinin takımı Adanaspor ile anlaşmıştı. Adanaspor’un başında çıktığı 4 lig maçında 3 galibiyet ve 1 beraberlik alan tecrübeli teknik adam uzun zamandır Süper Lig hasreti çeken memleketinin hasretini dindirecek kapasitede.

Haftanın Olayı; Kan Değişimi!..

Kan değişimi, her sezon başında hocamıza güveniyoruz, istikrarlı bir takım olmak önceliğimiz diye lige başlayan ve bazı olumsuz sonuçların ardından ülkemizdeki günü kurtarma amacı taşıyan ve sabırsız futbol adamlarının en çok sarıldığı ifadedir. Kan değişimi ifadesini Türk futbolunun lügatine kimin soktuğu bilinmemekte lakin bu ifadenin sabırsız ve istikrardan yana olmayan 1. Lig takımlarının çoğunu yöneten zihniyetin en çok kullandığı ifade olduğu ortada. 11. hafta sonunda Bünyamin Süral ve Coşkun Demirbakan’ın görevinden ayrılmasıyla 1. Lig’de lige başladığı teknik adam ile devam etmeyen takım sayısı 7 oldu.

6 Kasım / BirGün Gazetesi, Hüseyin Ataş

Samsunspor'un Etkileyici (!) Performansı ve Hakkı Hocaoğlu

Samsunspor bildiğiniz gibi.Geçtiğimiz sezonu düşme potasının hemen üzerinde bitiren Samsunspor, son 5 haftalık performansı ile bu sezonda hiç güzel şeyler vaat etmiyor. Son 5 maçta 13 gol yiyen Samsunspor neredeyse maç başına ortalama 3 kere santra yapmış. 5 maçta atılan herhangi bir golün olmayışı ise bu etkileyici (!) performansı tamamlar nitelikte.

Fotoğraftaki isim ise Samsunspor savunmasının önemli ismi, kaptanı Hakkı Hocaoğlu. Sivasspor'un Süper Lig'e yükseldiği ilk sezonda da Sivasspor'da kaptanlık yapmıştı. Bir maçta hakem düdüğü çaldı zannedip kendi ceza sahasında topu eline aldığı için rakibe penaltı kazandırmıştı. Futbolseverler hatırlayacaktır o traji-komik sahneyi...

Nerden nereye o sezon kaptanı olduğu Sivasspor da ligin en az gol atan takımlarından biriydi. Hakkı'nın gittiği takımı kurutuyor gibi bir görüntüsü var, hadi hayırlısı diyelim Samsunspor ve Hakkı için...

05 Kasım 2009 Perşembe

Ricardo Pedriel / Giresunspor


Kendisi hakkında ilk geldiği sıralar FourFourTwo'da birşeyler karalamıştık. 20 yaşında olmasına rağmen Bolivya Milli Takımına giden ve Steaua Bükreş'te forma giyen bu genç adamın potansiyeli olduğu belliydi. Transferinde önemli rol oynayan Yüksel Yeşilova döneminde pek de uyum sürecini aşmış gibi gözükmemişti.

Son 3 maçta performansı ile tavan yapan futbolcu takımı adına 4 gol atarak Giresunspor'un sıçrama yapmasında önemli rol oynadı. Bu arada Giresunspor Gazete'de gördüğüm bir haber; Çotanaklar, Ricardo Pedriel'in gol attığı hiç bir resmi maçı kayıp etmemiş. Gayrı resmi maçlardaki 1 golü de Konyaspor'a bu arada Ricardo'nun.

Ricardo Pedriel'in golüyle Giresunspor'un kazandığı maçlar;

Giresunspor:1 - Hacettepespor:0
Samsunspor: - Giresunspor:3
Giresunspor:2 - Çaykur Rizespor:1

"Kahrolsun PKK" demek ırkçılık mıdır?


"Turkcell Süper Lig, Hacı Baba Tekkesi'ne döndü... Usulsüz birleşmeler, ligden düşenler, çekilirim diyenler, maça çıkmama tehdinini savuranlar... Kimin eli kimin cebinde belli değil...

Kafam Diyarbakırspor yönetimine takıldı... Galatasaray maçına çıkmayacaklarmış... Laf ola, beri gele... Var mı öyle bir babayiğit, ben tanımıyorum... Seve seve çıkartırlar adamı maça...

Gerekçe? Irkçı tezahüratlar ve aleyhlerine çıkan sarı kartlarmış? Aleyhine çıkan sarı karttan, maça çıkmama kararı alamazsın onu geçeceksin... Irkçı söylemlere gelince; ben hiç bir statta "Kahrolsun Kürtler, yaşasın Türkler" vb. şeyler duymadım. duyan varsa söylesin... Statlarda bağırılan "Kahrolsun PKK"...

Burada rahatsız olunacak konu, terör örgütüne benzetilmek olabilir. Ama görünen o ki, Dİyarbakırspor yönetimi, PKK'yla özdeşleştirilmekten daha çok, PKK aleyhine yapılan tezahüratlardan rahatsız oluyor...

Takıldığım nokta, "Irkçı söylemleri!" gerekçe göstermeleri... "Kahrolsun PKK" demek, "Şerefsiz Apo" demek, ırkçılık mı?

Diyarbakırspor yöneticileri, "Bizi PKK ile özdeşleştirmeleri hoş değil" diye sitem etmiyorlar... Bunu yapsalar, haklı oldukları konuda, arkalarında destekçi de bulacaklar...

Yoksa bu ülkenin Diyarbakırla ne sorunu olacak? Fenerbahçe dediğin, ülkenin 3'te 1'i... Başkanı Diyarbakırlı... Beşiktaş dediğin keza öyle... Ocak'taki kongrede Diyarbakırlı Murat Aksu aday olacak... Hem de şansı oldukça yüksek... İki isim, toplamda belki de 30-40 milyon kişilik topluluklara başkanlık edecekler... Yani kimsenin kimsenin mensubiyetiyle, kökeniyle, inciğiyle, boncuğuyla işi yok...

Anlatmak istediğim, sürekli "Sorun var, bizi istemiyorlar, bizi küçümsüyorlar" diye çığırtkanlık yapanlar şapkasını önüne koyup düşünsün... Hoş bu yetilerinin olduğundan da şüpheliyim ya! "


Ergin Aslan'ın harika yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

FourFourTwo’dan Anadolu’dan Futbol Açılımı!..


Kız arakdaşımın yanına Artvin’e giderken, Trabzon otogarında aktarma yapmak için beklediğim sırada almıştım, ilkyazımın çıktığı ve blogumun tanıtıldığı sayıyı. Sevgilime kavuşacak olmanın verdiği mutluluktan dolayı sadece Kazım Koyuncu’nun şarkılarının bulunduğu mp3’ümden, her zamankine göre daha neşeli ezgiler geliyordu kulağıma o sıralar. Nisan sayısıydı, ilk yazım Bruno ile ilgiliydi ve sadece 300 vuruşluktu. Okyanusun içinde bir damla gibi bir şeydi. Ama o mutluluğumun tarifini kelimelerle anlatmak asla mümkün olmayacak. Blogumun tanıtımındaki “Demirsporlu” vurgusu ise apayrı bir gurur yaşamam sebep olmuştu zaten. Gerçekten küçük bir yazıydı, Bruno yazısı ama lisede elime geçen parayı yatırdığım ayın 1’ini iple çektiğim, özellikle yazılarını beklediğim, sonradan abim olacak olan Çoşkun Çelik’in yazılarının olduğu dergide olmak gerçekten bambaşkaydı. O küçük yazıdan o kadar mutluluk duymasam, “hayallerim kadar varım bu dünyada” demesem her şey belki daha farklı bir yönde gelişecekti…

Nisan’daki Bruno yazısından sonra büyük şef Ali Ece’nin böyle Bank Asya yazılarını her ay yollayabilirsin demesiyle maceram başlamıştı dergideki. 8 aydır düzenli olarak mini röportajlar, haberler ve derlemelerim yer alıyordu dergide zaten ama bu sayıdan itibaren bu yazılar daha derli olacak. FourfourTwo’da bu aydan itibaren blogumuzun adıyla bir sayfa göreceksiniz. Anadolu’dan Futbol sayfasında 1. Lig, 2. Lig ve en arka bahçemiz 3. Lig’den ilginç ve dikkat çekici olayları bulabileceksiniz.


İlk sayfamızdaki konular şöyle; Dardanelspor’un genç futbolcusu Samet Gül, 1. Lig’deki teknik direktör sirkülasyonu ve Balıkesirspor’un Cemre Atmaca ile lige yaptığı harika başlangıç. Bir de hiçbir yerde yayınlanmamış, tamamen kendi kişisel çabalarımla ulaştığım, Lucarelli’nin Demirspor maçıyla ilgili görüşleri var. Bu açıklamaların İtalyanca’dan Türkçe’ye çevirisinde yardımını esirgemeyen Stereotype Ball Blog’dan Melih Abimiz’e teşekkürlerimizi iletelim.

İlk sayfa ve benim büyük heyecanım sebebiyle küçük bir hata ile çıktı. Samet Gül’ün fotoğrafını yanlış koymuşuz, hatayı dergi elime geçmeden Samet Gül’ün telefonuma attığı sms ile öğrendim. Hem Samet’ten hem de sizlerden bunun için özür dilerim. Gazete, blog, okul derken böyle bazı fotoğraflarda karışıklık yapmış olmam biraz olasıydı açıkçası.

Bir de Aceto Balsamico Blog’dan, tüm bloggerların, öncüsü Bülent Timurlenk ile yaptığım röportaj var son sayıda. Aslında röportajı 3500 vuruşluk düşünüyorduk ama maalesef mümkün olmadı, röportaj, blog sayfasında konuk blog konseptinde verildiği için röportajda benim imzam yerine Bülent Timurlenk’in imzası gözüküyor. Aceto ile Demirspor, futbol blogları ve Türk futbolu hakkındaki söyleşimi en kısa sürede buradan yayınlayacağım.

İlk günden beri bana güvenen, bu sayfayı bendenize emanet eden Ali Ece ve sürekli desteklerini gördüğüm dergi editörlerine teşekkür ederim. Tabii blogumuzun isim babası Çoşkun Abim’i de anmadan geçmeyeyim. Ayrıca Ankara Tayfası başta olmak üzere desteklerini hep arkamda hissettiğim tüm Demirsporlulara, yazılarımıza kıymet gösterip blogumuza gelen tüm futbolseverlere de sonsuz teşekkürler… Utandırmayız umrım.

04 Kasım 2009 Çarşamba

Bank Asya 1. Lig, 11. Hafta



Altay: 1 - Samsunspor: 0

Ne beraberlik ne de golsüz maç var... Panoramamız en kısa sürede BirGün'de ve burada olacak.

Levent Eriş / Giresunspor


"Ben Bucaspor takımının formasını giydim, kaptanlığını yaptım. İnsanların geçmişlerine sahip çıkması gerekiyor. İzmirliler birbirine sahip çıkmaması durumunda İzmir aynen böyle devam eder..."

Bucaspor-Giresunspor maçı sonrası Levent Eriş, kendisine küfür eden Bucasporlular'a tribün kültüründen yoksunluklarını anlatırken İzmir futbolunun da röntgeninin çekmiş gibi gözüküyor...

Haber; Giresunspor Gazete

03 Kasım 2009 Salı

Erdim Çelik'in Sakatlığı...

Demirspor'un Yozgatspor'da kiralık olarak forma giyen, genç ve oldukça potansiyel arz eden futbolcusu Erdim Çelik'in sakatlık haberini üzülerek vermiştik geçtiğimiz gün. Neyse ki Erdim'den gelen haberler sevindirici. Genç futbolcunun dizindeki kıkırdakta zedelenme olduğu ve 1 hafta sahalardan uzak kalacağı doktoru tarafından belirtildi.

Bu hafta takımının formasını giyemeyecek olan futbolcu şu sıralar memleketi Adana'da istirahatta. Perşembe veya Cuma günü Çukurova Ünivesitesi'nde buluşup bir çay içeçeğiz genç kardeşimizle, katılmak isteyen, Erdim'e mesajı olan yorumlardan iletebilir.

Bu arada yeri gelmişken belirtelim, bu sezon profesyonel takımdan çok altypımızla ilgileneceğim. Türkiye şampiyonalarında finaller, şampiyonluklar kazanan Demirspor altyapısından nasıl oluyor da bu sezona kadar profesyoenl takıma futbolcular çıkartılamıyor, sorusunun cevabını bulmak öncelikli hedeflerimden birisi. Profesyonel takımımız kadrosununda bulunan genç futbolcu Turgut ile de bir röportaj fikrim var, Turgut'a soru sormak veya mesaj iletmek isteyen değerli Demrisporluar yorumlardan iletebilirler.

3. Lig'de Haftanın Futbolcusu; Ahmet Küçüktalaslı

3. Lig'de bu hafta alınan sonuçlarda, en farklı skorun düşmesine kesin gözüyle bakılan, maçlara genç takım ile çıkan Bulancakspor'un, Bafra Belediyespor'dan 5 yediği maç olduğunu belirtmiştik. Bafra Belediyespor'un, Bulancakspor'u 5-0 mağlup ettiği maçta 4 gol birden atarak yıldızlaşan Ahmet Küçüktalaslı hiç şüphe yokki haftanın en parlak performansını gösteren futbolcu, en arka bahçemizde.

Kayseri
doğumlu futbolcu futbola Erciyesspor altyapısında başlamış, Kayserispor ile profesyonel sözleşme imzalayan futbolcu daha sonra Kırşehirspor, Niğdespor, Hatayspor ve Maraşsspor gibi takımlar oynamış. 26 yaşındaki futbolcu, Süper Lig hariç güzel ülkemin hemen her profesyonel liginde mücadele etmiş. Türkiye Kupası'nda dahi 1 adet golü bulunuyor.

11. haftaya takımın en golcü futbolcusu olarak giren Ahmet Küçüktalaslı attığı 4 gol ile an itibariyle 3. Lig'deki en golcü futbolcu durumunda. Bafra Belediyespor'un 19 golünün 12'nin bu futbolcudan gelmiş olması Bafra Belediyespor takımın nasıl tek bir futbolcu üzerine kurulu bir futbol oynamaya çalışıtığının da bir ipucu. Dua etsinler de bu futbolcu sakatlık görmesin... Yoksa 1999 doğumlu Bafra Belediyespor kulübünün hali nice olur!

Yeri gelmişken 3. Lig'deki forvet ikililerini ve attıkları golleri de yazalım.

Balıkesirspor

Cemre Atmaca 7
Ali Öztürk 7

Anadolu Üsküdaspor

Tahir Kurt 6
İbrahim Yay 6

Siirtspor

Ömer Kaplan 8
Metin Telle 5

Ispartaspor

Veysiz Öz 3
Yavuz Odabaşı 5

Bafra Belediyespor'da Ahmet Küçüktalaslı 12 ve Ahmet'ten sonra en fazla gol atan futbolcunun sanırım 3 golü vardı. En dengeli ve puan sıralamasına bakarsak en faydalı golleri atan ikilinin Cemre Atmaca-Ali Öztürk ikilisi olduğu görülüyor.

Bu arada Tahir Kurt geçtiğimiz yıl FourFourTwo'nun genç yetenekler sayfasına çıkan bir isimdi. Yanılmıyorsam 1990 doğumluydu bu futbolcu. Bu yaşta 3. Lig gibi bir ligde bu kadar gol attığına göre potansiyelini düşünebiliyorum.

02 Kasım 2009 Pazartesi

Çoşkun Demirbakan / Boluspor

"Kalite anlamında rakiplerimizden iyi olabiliriz ama kalite sahada belli oluyor. Konyaspor'da bir Arap futbolcu var vurduğu gol oluyor, Rizespor'un kalecisi her topu kurtarıyor. Bizim de geçmiş yıllarda ortaya koydukları performansa bakarak sezon başında kadromuza kaliteli diyerek kattığımız futbolcular artık lige ağırlıklarını koymalılar. Şu ana kadar istenilen performansı sergilediler diyemeyiz hatta geç bile kaldılar"

Çoşkun Demirbakan istikrarsız ve kısır sonuçlardan sonra açmış ağzını yummuş gözünü...

Kaliteli diye transfer ettiğimiz ama bekleneni şuana kadar veremeyen sözünden kasıt ettiği isim hiç şüphe yok ki Ömer Yalçın. Eskişehirspor ve Diyarbakırspor'un Süper Lig'e çıkmasına attığı önemli gollerle büyük katkı sağlayan Yalçın, Boluspor'un büyük umutlarla transfer ettiği bir futbolcuydu. Edim'in çapraz bağlarını koparmasından sonra beklentilerin iyice artması ve Ömer'in bir türlü beklenen performansını gösterememesi Coşkun Demirbakan'ı sinirlendirmiş gözüküyor.

Yalnız Çoşkun Hoca'nın ifadeleri de öyle samimi ki; "Konyaspor'da bir Arap futbolcu var vurduğu gol oluyor..."

01 Kasım 2009 Pazar

3. Lig'de Haftanın Sürprizi; Balıkesirspor Artık Namağlup Değil!..

3. Lig'de 10 maçta 8 galibiyet ve 2 beraberlik alarak harika bir başlangıç yapan Balıkesirspor, 11. hafta maçında kendi ilçesinin takımı Bandırmaspor'a mağlup olarak herkesi şaşırttı.

11. haftaya kadar namağlup gelebilen tek takım olan Balıkesirspor, bu mağlubiyetle unvanını da kayıp etmiş oldu.

Bandırmaspor'un golü ilk yarının son dakikasında Ali Kafadar'dan geldi.

Kayseri ve Bursa hariç ülkemizin genelinde görülen ilçe takımlarının bağlı olduğu ile karşı ekstra motivasyonla oynaması, sanırım Balıkesir'de de geçerli olmuş. Bu maç ayrıca maç başına 2.5 gol ortamalası yakalayan Balıkesirspor'un gol atamadığı tek maç olarak da geçti notlarımıza...

Erdim Çelik'ten Kötü Haber...

Yozgatspor'un, Yalıspor'u 4-2 mağlup ettiği maçın 20. dakikasında, Erdim Çelik talihsiz bir sakatlık geçirdi. Dizi dönen futblcunun sahalardan ne kadar uzak kalacağı ise MR'ı çekildikten sonra netlik kazanacak.

Nazarımız mı değdi nedir anlamadım daha dün başarısıyla gururlandığımızı belirten bir yazı yazmıştık genç futbolcunun hakkında. Umarız çok ciddi değildir Erdim'in sakatlığı. Maçın 20. dakikasına kadar Erdim takımının en golcü futbolcusu durumundaydı bu arada.

Erdim Çelik'in sakatlığı ile ilgili bilgileri buradan paylaşmaya devam edeceğim.

3. Lig 4. Grup'ta Haftanın Maçı; Yozgatspor-Yalıspor


3. Lig'de belkide haftanın en zor maçlarından biriydi Yozgatspor-Yalıspor maçı. Yalıspor amatör kümeden bu sezon yükselmiş olmasına rağmen geride kalan 10 haftada sadece 1 mağlubiyet almıştı. Yozgatspor ise gruptaki iddiasını devam ettirmek için mutlak galibiyet parolasıyla çıkmıştı maça. Maçın başında 2-0 geriye düşen Yozgatspor 1 gol bularak devreye 1 farkla girdi.

2. yarı harika bir geri dönüşe imza atan Yozgatspor bulduğu 3 gol ile maçı 4-2 kazandı. Bu sonucun ardından Yalıspor 11. maçında 2. mağlubiyetini almış oldu. İki takım arasındaki ilk maç beraber bitmişti. Yozgatspor 2 maçta rakibinde 4 puan alarak Yalıspor'dan en fazla puan alan takım olmuş oldu ayrıca.

Bu maçta geçtiğimiz gün hakkında birşeyler karaladığımız Galatasaray patentli futbolcu Fatih Şerifoğlu da bir gol attı ve bir de penaltıya sebebiyet verdi.

Grubun diğer bir maçında ise ekonomik anlamda çok zor günler geçiren ve düşmesine kesin gözüyle bakılan, maçlara genç futbolcularıyla çıkan Bulancakspor, grubun iddialı takımlarından Bafra Belediyespor'a 5-0 mağlup oldu.

2. Lig'de Tecrübe Herşey Değil!..


Bu sezon 2. Lig 2. Grup’ta bir zamanlar çok yakından tanıdığımız, klasik ifadeyle futbol sahalarının tozunu fazlasıyla yutmuş tecrübeli golcüler oldukça fazla. Geçtiğimiz yıllarda hep Süper Lig’de ve Bank Asya 1. Lig’de gördüğümüz bu tecrübeli golcülerin 2. Lig’e düşmeleri ekonomik krizin Türk futboluna yansımalarının sadece bir kesiti. Koca Çoşkun Birdal bile Sarıyerspor’a imza atmak zorunda kaldı, belki bir önceki sezon oynadığı fiyatın 4’de 1’ine… Velhasıl kriz Türk futbolunu teğet geçmedi.

Süslü bir kullanım olarak futbol sahalarının tozunu fazlasıyla yutmuş dedik ama “kaşar” tabiri bu futbolcular için kullanılan daha genel bir ifadedir Anadolu’da.

Şimdi kasıt ettiğim futbolcuları yazalım da isimler üzerinden konuşalım.

Çoşkun Birdal / Sarıyerspor 10 maçta 3 gol
Taner Demirbaş / Alanyaspor 10 maçta 2gol
Okan Yılmaz / Tepecikspor 10 maçta 1 gol
Şadi Çolak / Göztepe 10 maçta 1 gol

Bu isimlere göre profesyonellik anlayışı daha gelişmiş bir golcü daha var bu ligde; Mustafa Kocabey nam-ı diğer Papin Mustafa. 10 maçta attığı 7 gol ile 2. Grup’ta gol krallığında 1. sırada. Bir dönem futbola ara veren futbolcu, İstanbul’da halı saha liglerinde forma giymişti uzun bir süre. Yeşil sahalara tekrar dönmek isteyen tecrübeli golcü, sezon başında Turgutluspor ile anlaşmıştı. Eminim Papin’in bu performansını Turgutluspor teknik ekibi bile beklemiyordu. Bu arada yukarıdaki listeden Coşkun Birdal hariç diğer 3 isimde sezon başında adı Demirspor ile geçmişti. Çok uçuk fiyatlar istedikleri için transfer gerçekleşmemişti ama Demirspor’dan istedikleri fiyatın 3’de 1 gibi oranlara bu takımlara imza atmışlardı. Okan Yılmaz transferine şiddetle karşı çıkan birisi olarak, fikirlerimde isabet sağladığıma seviniyorum şuan.

Yukarıdaki listeden çıkan sonuç ise, fizik gücünüz yoksa 2. Lig’de tecrübenizin bir işe yaramadığıdır…

Bekir Çınar’ın Altyapı Hamleleri ve Erdim Çelik

Erdim Çelik, Demirspor altyapısının Ömer Kahveci ve Turgut ile en fazla umut ışığı barındıran futbolcularından birisi. Geçtiğimiz sezon hepimiz Metin Yıldız kabusu yaşarken, tüm Demirsporlular profesyonel takımımızın aldığı sonuçlara kahrolurken, taraftarın yüzünün az da olsa güldürmüştü Erdim attığı goller ile.

Deplasmanlı Süper Gençler Lig’inde 33 maçta attığı 47 harika gol ile kalitesini gösteren genç adamın attığı her gol ile beraber gelen, Demirspor’un genç takımının galibiyet haberi, futboldan anlayan Demirspor taraftarlarının, altyapımıza önem verin diye çıkan çığlıklarını iyice kuvvetlendiriyordu. Deplasmanlı Süper Gençler Lig’inde başarılı olan takımımız Türkiye Şampiyonası’na gitmiş Erdim orada da 6 maçta 1 gol kaydetmişti Demirspor adına.

Bu başarılı performansa rağmen maalesef altyapıya en çok değerin verildiği Bekir Çınar yönetiminde bile profesyonel sözleşme imzalanan futbolculardan biri olmadı Erdim, olamamasının altında ise profesyonel ve bilinçli bir hamla var bence. 17 yaşında böyle bir takımın gol umudu olmak kolay kaldırılabilecek bir yük değil gerçekten. Bekir Çınar yönetimi Erdim’in bir yıl daha düzenli forma giyerek oynayıp tekrar Demirspor’a dönmesini daha faydalı gördü, bence de doğru olan buydu. Bekir Çınar sezon başında Erdim’in Yozgatspor’a transferinde önemli rol oynadı diye düşünüyorum. Kendi memleketi olduğu için kişisel ilişkilerini kullanmış olabilir, zaten bu yaşta bir futbolcunun profesyonel bir takımla anlaşması çok zor kendi başına. Fenerbahçe altyapısından çıkıp 3. Lig’de takım bulamayan futbolcuların olduğu yadsınamayacak bir gerçek sonuçta.

Altyapı konusunda atılan adımlar genelde pek akılda kalmaz o yüzden Bekir Çınar yönetimi sırasında altyapı konusunda atılan bilinçli adımları değerlendirme gereği duyuyorum. Geçtiğimiz sezon Çetin gibi bir kalecimiz maalesef takımda tutulmamıştı ve sahip de çıkılmamıştı. Bekir Çınar yönetiminin profesyonel sözleşme imzaladığı gençlerin yanı sıra böyle potansiyel arz eden futbolcuların gelişimi ve Demirspor’a kazandırılması için attıkları adımlar benim gözümde çok kıymetli. Her insan ve yönetim gibi bu insanların da elbet hataları oldu ama iyi niyetleri ve kulübün kurumsallaşması adına verdikleri çaba bu hataları fazlasıyla tol ere ediyor benim gözümde.

Özel sebeplerden dolayı katılamamaktan üzüntü duyduğum, Bekir Çınar’a destek yürüyüşünde dendiği gibi “yeni yönetim değil istikrar istiyorum!…”

Erdim’in Yozgatspor performansından bahsetmeden yazıyı noktalamamak gerek. Yozgatspor’un oynadığı 10 lig maçının 8’inde ilk 11’de yer alan Erdim, attığı 3 gol ve yaptığı 3 asist ile harika bir performans gösteriyor. Takımının en golcü futbolcusu olan Erdim, herkesin birilerine sinyal derdinde olduğu Demirspor’una, “ bekleyin ben geliyorum…” mesajı veriyor, o gurur verici performansıyla…

31 Ekim 2009 Cumartesi

En Arka Bahçemiz 3. Lig ve Genç Bir Yetenek Fatih Şerifoğlu...


Fatih Şerifoğlu, Galatasaray altyapısında her kademede futbol oynadıktan sonra, geçtiğimiz sezon başında Marmarisspor forması ile profesyonelliğe adım atmış genç bir futbolcu. Galatasaray altyapısındayken potansiyel arz eden futbolculardan biri olarak bilinen Şerifoğlu’nun, Marmarisspor tercihi, tamamen düzenli forma giyeceği bir takımda oynamak istemesinin bir mecburi kabulüydü. Marmarisspor’da -kendisinden kaynaklanmayan bazı sebeplerden dolayı- hocası ile sorunlar yaşadığı için düzenli forma şansı bulamayan genç futbolcu, ilk profesyonel futbolculuk senesinde bu yetmezmiş gibi Marmarisspor ile küme düşme talihsizliği de yaşadı.

Marmarisspor’un kendisini bırakmak istememesi, iddialı bir kadro kurup tekrar 2. Lig’e çıkmak istendiği yönündeki vaatlere inanıp takımında kalmayı kabul eden futbolcu, transfer döneminin son haftasında Marmarisspor kulübünün aldığı kulübü kapatma kararı ile diğer tüm futbolcular gibi bu şok kararın mağduriyetini yaşamıştı. İlk profesyonel futbolculuk yılında ülkemizin hemen hemen her kulübünü yöneten plansız, günü kurtarma amaçlı ve bencil yönetim anlayışı yüzünden transfer olamama ve çok sevdiği meşin yuvarlağın peşinden koşamama stresi yaşayan bu genç adam, transferin son günlerinde 3. Lig ekiplerinden Yozgatspor’a imza atmak zorunda kaldı.

Yozgatspor’da düzenli forma şansı bulan genç futbolcu kendisindeki potansiyeli sahaya yansıtmaya başladı. 10 lig maçının 9’unda görev alan Şerifoğlu, 1 gol ve 3 asistlik performansı ile Yozgatspor orta sahasının parlayan yıldızı konumunda. Demirspor’dan kiralık olarak Yozgatspor’a giden Erdim Çelik ile saha içinde ve saha dışında oldukça uyumlu olan Şerifoğlu son lig maçında Erdim ile forvet hattında görev aldı.

Kendisi ile çoğumuzun bilmediği merak edenler varsa da hakkında pek fazla bir şey bulamadığı 3. Lig’i konuştuk. Gerçi, insanların İspanya 3. Lig takımı Alcorcon’un tarihini bilirken kendi liglerindeki takımlara ilgisiz olması, aslında Türk futbolunun Süper Lig ve 1. Lig dışında futbol adına pek de iyi bir görüntü ve kalitesinin olmamasının mecburi bir sonucu.

Grubun favorisi…

Aslında mutlak favori diye bir şey yok bu grupta, herkes herkesi yenebiliyor. Yozgatspor’un grubu lider bitirmek için gerekli kadro kalitesi ve derinliği var, lehimize bir fikstür avantajı olduğu da söylenebilir. Grubu lider bitirebilmek için elimizden geleni yapacağız.

Grupta geride kalan 10 haftada futboluyla öne çıkan bir takım var mı? Malum 3. Lig organize bir futboldan çok fizik gücün olduğu bir lig…
Kesinlikle, lig yükseldikçe futbolcu içinde oyunun kolaylaştığını düşünüyorum ben. 2. Lig’de biraz daha taktik ve organizasyon anlamda bir şeyler yapabiliyorduk ama bu lig tamamen fizik güce dayalı. Kastamonuspor, Bafra Belediyespor ve biz, bu ligde futbol oynamaya çalışmanın romantik bir mücadele olduğunu bile bile bir şeyler yapmaya çalışan takımlarız.

Grubunuzda bu sezon profesyonel liglere yükselmiş Yalıspor da bulunuyor. Yalıspor geride kalan 10 maçta sadece 1 mağlubiyet aldı, gerçekten başarılı denilebilir. Yalıspor nasıl bir futbol oynuyor?

Yalıspor bence grubun en çok koşan takımı. Orta sahaları çok iyi ve oldukça dinamik bir görüntüleri var. Deplasmanda beraber kalmıştık. İçerideki maçta onları yenmek için elimizden geleni yapacağız.