Aslında yazmam gerekti, 20 yaşında bir Demirspor’lu olarak sadece Süper Lig takımlarının taraftarlarının katıldığı bir programa olağandışı Livorno maçından dolayı Demirspor’u temsilen konuk olmuştum. Ve İstanbul’u ilk defa görecektim… Demirspor 15 yıldır Süper Lig’de değil ve Aytaç Durak ile kan bağımız devam ettiği sürece de orada olamayacağız gibi. Yani o programda bizi temsil eden birinin olması Livorno maçı gibi tarihi bir durumdur nazarımda.
Akşam, maçı Bağış Abi, Armağan Ükünç (Taraf) ve Onur Erdem (Ntvspor), Kaan Abi (Ntvspor) ve Sarper Diktaş (442) ile basın tribününde izledik sabah ise 6.30’da yola çıktık. İstanbul’a iner inmez programın havasına iyice girmiştim. Kanala yaklaştıkça heyecanım artıyor, kalbim ise harika taraftarımız gibi yerinde duramıyordu…
Kanala vardığımızda Bağış Abi orada bulunan bazı editörler ile tanıştırdı. Mustafa Ersoy bunlardan birisi. Adanalı ve Demirsporlu kendisi! Hatta rahmetli babası da Demirspor’un “Yenilmez Armada’’ olarak bilinen su topu takımının bir neferiymiş. Velhasıl harika oldu orada bizden birinin görmek heyecanımı bir nebze olsun azaltmak için. Bu arada Mustafa Abi ile Güntekin Onay arasında acayip Demirspor-Adanaspor rekabeti oluyormuş. Hatta bir diğer editör de mavilacivert.com yönetiminden Volkan Tanır’ın kuzeni aynı zamanda, -ama maalesef Adanasporlu- hep Güntekin Onay’dan yana oluyormuş muhabbette.
Neyse konuya dönelim. Günün taze tüm gazeteleri masalardaydı. Tabi hemen elimize alıp bizim maça ne kadar yer vermişler diye baktım. Mustafa Abi ile gurur doldu içimiz gazetelere baktıkça; tüm gazeteler kocaman kocaman yazmışlardı maçı. Gazeteleri okurken Mert Aydın geldi, Bağış Abi “Adana’dan misafir getirdim’’ dedi tanıştırdı. Mert Aydın aslında abi de diyebilirim artık, gerçekten ekranda olduğu gibi mütevazı ve harika bir insan. Mert Ağabeylerin programı “Yenilsen de Yensen de’’den önceydi programı başlamamışken mp3’ümün ses kaydını açıp oturdum yanına başladık maçı, Demirspor’u, maziyi konuşmaya. Röportaj olarak buradan yayınlamıştım zaten röportajı da.
Mert Abi ile röportajdan sonra telefonda Adana’dayken epeyi görüştüğüm Banu Abla geldi. O saatte bile o kadar güler yüzlü ve sempatikti ki anlatamam. Annem bile programdan sonra ben o kadını çok sevdim dedi.
Programdan ayrım saat önce ekip geldi ve Ntv’nin cafesinde toplandık, tanıştık. Blog aleminde okuduğumuz, takip ettiğimiz birbirimizi sadece sitelerimizin adıyla bildiğimiz insanlar olarak yüz yüze tanışmış olmak gerçekten harikaydı. Tabi aralarında Uğur nam-ı diğer PcLion dostumun yeri ayrıydı, atkı sözümde vardı kendisine hemen boynuna attım, güzel atkımızı. Programın olacağı stüdyoya indik ki beni görmeyin, hayatımda o kadar heyecanı askeri okul günlerimde, çok sevdiğim, değerli Komutanlarım karşısında yaşamıştım. Neyse yanıma Uğur oturdu biraz olsun rahatladım.
Program başlayınca biraz milli takımdan bahsedildikten sonra konunun Livorno’ya gelmesi de tabi heyecanımı biraz olsun kıran olumlu bir unsurdu. Sıra bana geldiğinde konuşmaya başladığımda gözüm sadece Banu Abla ve Bağış Abi’nin gözlerini görüyordu. Aklımda ise “aman yanlış bir şey demeyeyim, yoksa mavilacivert.com’daki ağabeylerimin, Şimşekler Grubu’daki dostlarımın, Ankara Tayfası’ndaki büyüklerimin yüzüne nasıl bakarım…’’ gibi iyice gerilmemi sağlayan düşünceler geziniyordu. Bildiğiniz tribün baskısı bu! Bir süre sonra iyice rahatladım ama programı sunan değerli insanlar ve programdaki değerli blogger dostların unutulmaz destekleriyle tabi ki…
Neyse fena sayılmayacak bir performansla programı atlattık, umarım bir gün böyle olağan üstü durumlar yüzünden değil de takımımız Süper Lig’den bir takım olduğu için oraya katılırım, katılırız…
Programdan geriye ise gururla baktığım, haftalardır bilgisayarımın masa üstünü süsleyen yukarıdaki güzel fotoğraf kaldı, ve tabi yeni dostluklar… Programın videosu burada izlemek isteyen buyursun.
Serinin devamında programdaki bloggerlar ile ilgili yazılar, Aceto, Coşkun Çelik, Emir Tanır ile buluşmam, Cumhuriyet Gazetesi ve FourFourTwo ziyaretlerim olacak.
4 Yorum:
eline koluna sağlık hüseyin abi ben talha tesislerde tanışmıştık seninle SEVİYORUZ SENİ HÜSEYİN ABİİİ
sağol kardeşim benim,
20 yaşında bir Demirspor’lu olarak sadece Süper Lig takımlarının taraftarlarının katıldığı bir programa olağandışı Livorno maçından dolayı Demirspor’u temsilen konuk olmuştum. Ve İstanbul’u ilk defa görecektim…
Sen 20 yaşındamıydın, yoksa yanlış mı yazdın? Ya da ben yalnış mı anlıyorum? Hüseyin abi :)
yok hocam doğru ben 20 yaşındayım :)
insanlar genelde daha büyük canlandırıyorlar gözünde ama :))
Yorum Gönder